share
İngilizce “share” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ʃɛr/ · İngiltere /ʃeə/
share Türkçede: pay, hisse, hisse senedi, paylaşım, ağ paylaşımı, paylaşmak
isim
pay, hisse
İnsanlar arasında bölüştürülen bir şeyin parçası veya bir kişinin aldığı bölüm.
Basit İngilizce açıklama: A part of something divided between people, or the part one person receives.
- Everyone got an equal share.
- My share of the bill was twenty euros.
- She gave her brother a share of the prize money.
hisse, hisse senedi
Bir şirketin sahipliğinin, satın alınıp elde tutulabilen eşit paylarından biri.
Basit İngilizce açıklama: One of the equal parts of a company that people can buy and own.
- She bought shares in the company.
- The share price fell sharply yesterday.
- Each share gives its owner a small part of the business.
paylaşım, ağ paylaşımı
İnsanların ağ üzerinden kullanabilmesi için erişime açılmış klasör veya başka bir bilgisayar kaynağı.
Basit İngilizce açıklama: A folder or other computer resource set up so people can use it through a network.
- Save the file on the share.
- The network share is available to all staff.
- You need permission to open this share.
fiil
paylaşmak, ortak kullanmak
Bir şeyi başka biriyle birlikte kullanmak veya ona birlikte sahip olmak.
Basit İngilizce açıklama: To use or have something together with another person.
- We share a room.
- I shared a flat with two friends.
- Can we share your computer this afternoon?
bölüşmek, paylaşmak
Herkesin bir pay alması veya bir kısmını ödemesi için bir şeyi insanlar arasında bölmek.
Basit İngilizce açıklama: To divide something between people so each gets or pays a part.
- We shared a pizza.
- The three friends shared the cost of a taxi.
- They shared the prize money equally.
paylaşmak, pay vermek
Elindekinin bir kısmını kullanması veya yemesi için başka birine vermek.
Basit İngilizce açıklama: To give someone some of what you have to use or eat.
- Please share your sweets.
- She shared her lunch with a hungry classmate.
- Would you share some of your water with me?
paylaşmak, anlatmak
Bilgileri, düşünceleri veya duyguları başkalarına anlatmak.
Basit İngilizce açıklama: To tell other people information, ideas, or feelings.
- She shared some good news.
- He shared his fears with a close friend.
- Would you like to share your ideas with the group?
share kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpshare ile kurulan ifadeler
- share a bed
- share in
- share out
- share up
- share and share alike
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語