LookItUp

personal

İngilizce “personal” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈpɝsənəl/ · İngiltere /ˈpɜːsənəl/

personal Türkçede: kişisel, şahsi, özel, mahrem, bizzat yapılan, doğrudan

sıfat

KİŞİYE AİTA2

kişisel, şahsi

Belirli bir kişiye ait olan, onu etkileyen veya onunla ilgili olan.

Basit İngilizce açıklama: Belonging to, affecting, or connected with one particular person.

  • That is my personal opinion.
  • Please take your personal belongings with you.
  • Each student set a personal goal for the year.

Eş anlamlılar: individual, own

Sık kullanılan kalıplar: personal opinion, personal belongings, personal experience

ÖZEL HAYATB1

özel, mahrem

Bir kişinin hayatının, başkalarıyla konuşmak istemeyebileceği özel yönleriyle ilgili olan.

Basit İngilizce açıklama: Connected with private parts of a person’s life that they may not want to discuss.

  • That is a personal question.
  • She left the job for personal reasons.
  • I would rather not discuss my personal life.

Eş anlamlılar: private, intimate

Zıt anlamlılar: public

Sık kullanılan kalıplar: personal question, personal reasons, personal matter

BİZZAT YAPMAB2

bizzat yapılan, doğrudan

Başkasının kişi adına yaptığı değil, kişinin kendisinin yaptığı.

Basit İngilizce açıklama: Done by the person themselves, without someone else acting for them.

  • The manager made a personal visit.
  • The work requires your personal supervision.
  • His personal intervention helped settle the disagreement.

Eş anlamlılar: direct, in-person

Sık kullanılan kalıplar: personal visit, personal involvement, personal supervision

personal kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

personal ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler