LookItUp

deal in

İngilizce “deal in” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈdiːl ɪn/

deal in Türkçede: ticaretini yapmak, alım satımını yapmak, esas almak, dayanmak, kart vererek oyuna katmak, ilgilenmek

fiil

TİCARETB2

ticaretini yapmak, alım satımını yapmak

Belirli bir tür malın alım satımını iş olarak yapmak.

Basit İngilizce açıklama: To buy and sell a particular type of goods as a business.

  • They deal in used cars.
  • Her family dealt in rare books.
  • Does this company deal in gold?

Nasıl kullanılır: deal in something (The shop deals in secondhand furniture.)

Eş anlamlılar: trade in

Sık kullanılan kalıplar: deal in something, deal in antiques

DAYANAKC1

esas almak, dayanmak

Yargı veya karar verirken belirli bir tür bilgiyi temel almak.

Basit İngilizce açıklama: To use a particular kind of information as the basis for judgments or decisions.

  • We deal in facts here.
  • The panel refused to deal in rumors.
  • A good judge deals in evidence when making decisions.

Nasıl kullanılır: deal in something (Our investigators deal in evidence, not guesses.)

Eş anlamlılar: rely on, work with

Sık kullanılan kalıplar: deal in facts, deal in evidence

OYUNCU KATMAB2

kart vererek oyuna katmak

Birine kart vererek onu kart oyununa katmak.

Basit İngilizce açıklama: To give cards to someone so they can join a card game.

  • Deal me in, please.
  • She dealt the new player in.
  • Can you deal him in for the next round?

Nasıl kullanılır: deal someone in (Deal me in for the next hand.)

Sık kullanılan kalıplar: deal someone in, deal in someone

İLGİ ALANIC2

ilgilenmek, uğraşmak

Belirli bir konu veya etkinlikle ilgilenmek ya da uğraşmak.

Basit İngilizce açıklama: To be interested or involved in a particular subject or activity.

  • He deals in ideas rather than practical tasks.
  • Her essays deal in questions of beauty.
  • The group has always dealt in local politics.

Nasıl kullanılır: deal in something (Her poetry deals in questions of identity.)

Eş anlamlılar: concern oneself with, be interested in

Sık kullanılan kalıplar: deal in ideas, deal in politics

ORTAK ETMEC1

dahil etmek, ortak etmek

Birini bir plana veya işe katmak, çoğu zaman kazançtan ona da pay vermek.

Basit İngilizce açıklama: To let someone join a plan or activity, often giving them a share of its rewards.

  • Deal me in on the plan.
  • They dealt him in for a share of the profits.
  • Will you deal your sister in on the project?

Nasıl kullanılır: deal someone in on something (They dealt her in on the new business venture.)

Eş anlamlılar: include, cut in

Zıt anlamlılar: exclude

Sık kullanılan kalıplar: deal someone in, deal in someone

RAKİBE KAZANDIRMAC2

rakibe kazandıran taşı atmak

Mahjong oyununda, başka bir oyuncunun kazanmasını sağlayan taşı elden çıkarmak.

Basit İngilizce açıklama: In mahjong, you throw away a tile that another player uses to win.

  • Try not to deal in.
  • She dealt in by discarding a dangerous tile.
  • If you deal in, your opponent wins the hand.

Sık kullanılan kalıplar: deal in again, deal in accidentally

deal in hakkında sık sorulanlar

deal in ne demek?

“deal in” Türkçede “ticaretini yapmak” demektir. Belirli bir tür malın alım satımını iş olarak yapmak.

deal in Türkçesi nedir?

deal in kelimesinin Türkçe çevirileri: ticaretini yapmak, alım satımını yapmak, esas almak, dayanmak, kart vererek oyuna katmak, ilgilenmek.

deal in nasıl okunur?

/ˈdiːl ɪn/ diye okunur.

deal in cümle içinde nasıl kullanılır?

They deal in used cars. Her family dealt in rare books.

deal in kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler