buy
İngilizce “buy” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /baɪ/
buy Türkçede: satın almak, almak, almaya yetmek, zaman kazanmak, zaman kazandırmak, inanmak
fiil
satın almak, almak
Para vererek bir şeyi edinmek.
Basit İngilizce açıklama: To get something by giving money for it.
- I need to buy bread.
- She bought a new coat yesterday.
- Where did you buy those shoes?
almaya yetmek
Bir miktar paranın bir şeyi satın almaya yeterli olması.
Basit İngilizce açıklama: If an amount of money does this, it is enough to pay for something.
- Ten dollars buys lunch here.
- That amount will not buy much.
- What can fifty euros buy in this town?
zaman kazanmak, zaman kazandırmak
Hazırlanmak veya harekete geçmek için daha fazla zaman elde etmek amacıyla bir şeyi geciktirmek.
Basit İngilizce açıklama: To delay something so you have more time to prepare or act.
- We need to buy time.
- Her questions bought us a few extra minutes.
- The temporary repair buys time until the new parts arrive.
inanmak, kabul etmek
Bir anlatıyı, bahaneyi ya da fikri doğru veya ikna edici bulup kabul etmek.
Basit İngilizce açıklama: To accept a story, excuse, or idea as true or convincing.
- I do not buy his excuse.
- She bought the story about the broken phone.
- Do you really buy that argument?
elde etmek, kazanmak
Değerli bir şeyden vazgeçerek ya da bir kaybı göze alarak bir şey elde etmek.
Basit İngilizce açıklama: To gain something by giving up something valuable or accepting a loss.
- They bought peace with painful compromises.
- He bought comfort by giving up his freedom.
- She refused to buy security at the cost of love.
isim
alışveriş, satın alınan şey
Satın alınan, genellikle fiyatına ve kalitesine göre değerlendirilen şey.
Basit İngilizce açıklama: Something you purchase, often judged by its price and quality.
- This coat was a good buy.
- Which laptop is the best buy?
- Those cheap chairs turned out to be bad buys.
buy kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpbuy ile kurulan ifadeler
- buy time: zaman kazanmak
- buy in: benimsemek, desteklemek
- buy into: inanmak, benimsemek
- buy back: geri satın almak
- buy up: tamamını satın almak, toplamak
- buy out: satın almak, hissesini satın almak
- buy off: rüşvet vermek
- buy out from under: başkasından önce satın almak
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語