debate
İngilizce “debate” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /dɪˈbeɪt/
debate Türkçede: tartışmak, müzakere etmek, düşünüp taşınmak, değerlendirmek, münazara yapmak, tartışma
fiil
tartışmak, müzakere etmek
Bir konuda karar vermeden önce farklı görüşleri karşılıklı ele almak.
Basit İngilizce açıklama: To discuss different views about a question or proposal, often before making a decision.
- The council will debate the plan tomorrow.
- Members debated whether to close the school.
- They have debated this issue for years.
düşünüp taşınmak, değerlendirmek
Ne yapacağına karar vermeden önce seçenekleri dikkatle değerlendirmek.
Basit İngilizce açıklama: To think carefully about different choices before deciding what to do.
- I debated whether to call him.
- She is debating taking a year off.
- We debated where to spend our holiday.
tartışmak, münazara yapmak
Özellikle düzenlenmiş, halka açık bir tartışmada karşı görüşteki birine karşı kendi görüşünü savunmak.
Basit İngilizce açıklama: To argue for a view against another person, especially in an organized public discussion.
- The candidates will debate tonight.
- She debated her opponent before a large audience.
- Our students debate against teams from other schools.
isim
tartışma
Bir konu hakkındaki farklı görüşlerin ele alındığı konuşma.
Basit İngilizce açıklama: A discussion in which people consider different opinions about a subject.
- The plan started a debate.
- There is growing debate about how we use water.
- Her article added a new idea to the public debate.
münazara, tartışma
Genellikle oylama veya karar öncesinde karşıt görüşlerin sunulduğu, kuralları belirlenmiş tartışma.
Basit İngilizce açıklama: An organized discussion where people present opposing views, often before a vote or decision.
- The debate lasted two hours.
- Both candidates spoke in the televised debate.
- After several debates, members voted to accept the proposal.
tartışma
Aynı fikirde olmayan kişiler arasında geçen, canlı ama genellikle saygılı konuşma.
Basit İngilizce açıklama: A lively but usually polite conversation between people who disagree.
- We had a friendly debate.
- Dinner ended with a debate over which film to watch.
- Their debates are lively, but nobody gets angry.
debate kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語