LookItUp

friendly

İngilizce “friendly” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈfrɛndli/ · İngiltere /ˈfrendli/

friendly Türkçede: cana yakın, dostça, samimi, hazırlık maçı, dostluk maçı, dost unsur

sıfat

CANA YAKINA1

cana yakın, dostça

İnsanlara nazik ve hoş davranan, onlarla iyi geçinmek isteyen.

Basit İngilizce açıklama: Kind and pleasant toward other people, and willing to get along with them.

  • Our new neighbour is friendly.
  • The staff were friendly and helpful.
  • Is your dog friendly to strangers?

Nasıl kullanılır: friendly to/towards someone (The neighbours were friendly towards us.)

Eş anlamlılar: kind, welcoming, amiable

Zıt anlamlılar: unfriendly, hostile

Sık kullanılan kalıplar: friendly person, friendly to someone, friendly towards someone, friendly cat

DOSTÇA TAVIRA2

dostça, samimi

Sıcaklık, nezaket veya karşısındakini hoş karşılama duygusu gösteren.

Basit İngilizce açıklama: Showing warmth, kindness, or a welcoming attitude.

  • She gave me a friendly smile.
  • We exchanged a few friendly words.
  • The café has a relaxed, friendly atmosphere.

Eş anlamlılar: warm, welcoming, cordial

Zıt anlamlılar: unfriendly, hostile

Sık kullanılan kalıplar: friendly smile, friendly greeting, friendly atmosphere

isim

DOSTLUK MAÇIB2

hazırlık maçı, dostluk maçı

Antrenman veya eğlence için oynanan, resmî sıralamayı etkilemeyen spor karşılaşması.

Basit İngilizce açıklama: A sports match played for practice or enjoyment that does not count toward official rankings.

  • We played a friendly yesterday.
  • The club arranged three friendlies before the season.
  • England won their international friendly by two goals.

Eş anlamlılar: practice match, exhibition game

Sık kullanılan kalıplar: play a friendly, international friendly, preseason friendly

DOST UNSURC2

dost unsur, müttefik

Askerî bir çatışmada kendi tarafında bulunan kişi, birlik veya araç.

Basit İngilizce açıklama: A person, force, or vehicle on your own side in a military conflict.

  • That soldier is a friendly.
  • The patrol checked for friendlies before opening fire.
  • The aircraft was identified as a friendly.

Eş anlamlılar: ally

Zıt anlamlılar: enemy

Sık kullanılan kalıplar: identify a friendly, nearby friendly, friendly or enemy

zarf

DOSTÇAC2

dostça, samimiyetle

Bir arkadaş gibi sıcak ve nazik davranarak.

Basit İngilizce açıklama: In a kind, warm way, as a friend would act.

  • She smiled friendly at me.
  • He spoke friendly to the newcomer.
  • The old woman nodded friendly as we passed.

Eş anlamlılar: kindly, warmly, amicably

Sık kullanılan kalıplar: speak friendly, smile friendly, greet someone friendly

friendly kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

friendly ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler