LookItUp

desolate

İngilizce “desolate” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈdɛsələt/ · İngiltere /ˈdesələt/

desolate Türkçede: ıssız, terk edilmiş, çorak, cansız, kasvetli, iç karartıcı

sıfat

İNSANSIZ YERC1

ıssız, terk edilmiş

Hiç kimsenin yaşamadığı, insan bulunmayan.

Basit İngilizce açıklama: Empty of people, with nobody living there.

  • They reached a desolate village.
  • The island was desolate after everyone left.
  • We walked through desolate streets without seeing anyone.

Eş anlamlılar: deserted, uninhabited

Zıt anlamlılar: inhabited

Sık kullanılan kalıplar: desolate village, desolate island, desolate streets

YAŞAMSIZ YERC1

çorak, cansız

Neredeyse hiç bitki, hayvan veya başka canlı barındırmayan.

Basit İngilizce açıklama: Having almost no plants, animals, or other living things.

  • Nothing grew on the desolate plain.
  • They crossed a desolate landscape of rock and sand.
  • The hillside looked desolate without any trees or grass.

Eş anlamlılar: barren, lifeless

Zıt anlamlılar: fertile, lush

Sık kullanılan kalıplar: desolate landscape, desolate wasteland, desolate plain

KASVETLİ GÖRÜNÜMC1

kasvetli, iç karartıcı

Boş, hüzünlü ve iç karartıcı görünen.

Basit İngilizce açıklama: Looking empty, sad, and unpleasant.

  • The empty park looked desolate.
  • Rain made the railway station seem desolate.
  • A cold wind swept across the desolate scene.

Eş anlamlılar: bleak, dreary, dismal

Zıt anlamlılar: cheerful

Sık kullanılan kalıplar: desolate scene, desolate view, look desolate

DERİN KEDERC1

kederli, perişan

Kendini çok üzgün, yalnız ve umutsuz hisseden.

Basit İngilizce açıklama: Feeling extremely sad, lonely, and without hope.

  • She felt desolate after he left.
  • His death left the family desolate.
  • Even among friends, he remained utterly desolate.

Eş anlamlılar: heartbroken, forlorn, hopeless

Sık kullanılan kalıplar: feel desolate, desolate heart, utterly desolate

HARAP YERC2

harap, viran

Hasar veya bakımsızlık yüzünden yaşanamayacak ya da kullanılamayacak durumda olan.

Basit İngilizce açıklama: So badly damaged or neglected that people cannot live there or use it.

  • The house stood desolate after the fire.
  • War had left the town desolate.
  • They found only desolate buildings with collapsed roofs.

Eş anlamlılar: ruined, devastated

Sık kullanılan kalıplar: desolate ruins, desolate house, desolate town

fiil

YERİ HARAP ETMEKC2

harap etmek, viran etmek

Bir yeri yok etmek veya çok ağır hasara uğratmak.

Basit İngilizce açıklama: To destroy a place or damage it very badly.

  • War desolated the valley.
  • The invading army desolated several villages.
  • A great fire had desolated the once prosperous city.

Eş anlamlılar: devastate, ravage, lay waste to

Sık kullanılan kalıplar: desolate a city, desolate the land

DERİN ÜZÜNTÜ VERMEKC2

kahretmek, perişan etmek

Birinin kendini çok üzgün, yalnız ve umutsuz hissetmesine neden olmak.

Basit İngilizce açıklama: To make someone feel extremely sad, lonely, and without hope.

  • The news desolated her.
  • His sudden departure desolated the whole family.
  • Years of loss had desolated her heart.

Eş anlamlılar: devastate, break someone’s heart

Sık kullanılan kalıplar: desolate someone’s heart, desolate someone utterly

TERK ETMEKC2

terk etmek

Bir yeri veya şeyi bırakıp artık onunla ilgilenmemek.

Basit İngilizce açıklama: To leave a place or thing behind and stop caring for it.

  • The settlers desolated their homes and departed.
  • Worshippers had desolated the old shrine.
  • The villagers desolated the settlement when the wells ran dry.

Eş anlamlılar: abandon, forsake

Sık kullanılan kalıplar: desolate a home, desolate a shrine

desolate hakkında sık sorulanlar

desolate ne demek?

“desolate” Türkçede “ıssız” demektir. Hiç kimsenin yaşamadığı, insan bulunmayan.

desolate Türkçesi nedir?

desolate kelimesinin Türkçe çevirileri: ıssız, terk edilmiş, çorak, cansız, kasvetli, iç karartıcı.

desolate nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈdɛsələt/, İngiliz İngilizcesinde /ˈdesələt/ diye okunur.

desolate cümle içinde nasıl kullanılır?

They reached a desolate village. The island was desolate after everyone left.

desolate kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler