detail
İngilizce “detail” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈdiːteɪl/
detail Türkçede: ayrıntı, detay, kişisel bilgiler, iletişim bilgileri, görev, ayrıntılarıyla anlatmak
isim
ayrıntı, detay
Daha büyük bir şeyin küçük bir parçası veya özelliği.
Basit İngilizce açıklama: A small part or feature of something larger.
- I noticed a small detail.
- She checked every detail of the plan.
- The drawings show tiny details clearly.
kişisel bilgiler, iletişim bilgileri
Ad, adres veya telefon numarası gibi kişiye ait bilgiler; genellikle çoğul kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: Information about a person, such as their name, address, or phone number; usually used in the plural.
- Please enter your contact details.
- The officer wrote down my details.
- Have your bank details changed?
görev
Özellikle orduda, birine verilen belirli iş veya görev.
Basit İngilizce açıklama: A particular job or duty assigned to someone, especially in the army.
- He is on kitchen detail today.
- She was assigned to cleaning detail.
- The sergeant gave him another guard detail.
fiil
ayrıntılarıyla anlatmak, ayrıntılarıyla belirtmek
Bir şeyle ilgili önemli bilgilerin tümünü açıklamak veya sıralamak.
Basit İngilizce açıklama: To explain or list all the important facts about something.
- The report details the costs.
- She detailed each stage of the process.
- Could you detail the problems you found?
ayrıntılı temizlemek
Bir aracı küçük parçaları ve yüzeyleri dahil çok dikkatli temizlemek.
Basit İngilizce açıklama: To clean a vehicle very carefully, including its small parts and surfaces.
- They detail cars at this garage.
- I had my truck detailed yesterday.
- She carefully detailed the interior before selling the van.
detail kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語