dull
İngilizce “dull” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /dʌl/
dull Türkçede: sıkıcı, tekdüze, kör, körelmiş, mat, donuk
sıfat
sıkıcı, tekdüze
İlgi veya heyecan uyandırmadığı için insanı sıkan.
Basit İngilizce açıklama: Not interesting or exciting, so it makes you feel bored.
- The film was dull.
- We spent a dull evening waiting for the rain to stop.
- Why are his lessons always so dull?
kör, körelmiş
Kenarı veya ucu kolayca kesemeyen ya da delemeyen.
Basit İngilizce açıklama: Having an edge or point that does not cut or pierce easily.
- This knife is dull.
- A dull blade makes cutting vegetables harder.
- Are these scissors too dull to cut the cloth?
mat, donuk
Işığı veya parıltısı az olan; canlı ve parlak görünmeyen.
Basit İngilizce açıklama: Not bright or shiny; having little light or shine.
- The metal looked dull.
- We walked home under a dull gray sky.
- The room was lit by a dull light.
anlayışı kıt, kalın kafalı
Bir şeyi anlamakta veya yeni fikirleri öğrenmekte yavaş olan.
Basit İngilizce açıklama: Slow to understand things or learn new ideas.
- He considered the boy dull.
- The teacher unfairly called her a dull pupil.
- A quiet child should never be assumed to be dull.
keyifsiz, neşesiz
Sıkılmış, mutsuz ve enerji ya da hevesi azalmış hisseden.
Basit İngilizce açıklama: Feeling bored, unhappy, and without energy or enthusiasm.
- I felt dull that morning.
- A visit from her sister lifted her dull spirits.
- He grew dull and unhappy during the long winter.
fiil
köreltmek, hafifletmek
Bir kenarın keskinliğini veya bir duygunun, duyunun ya da zihinsel becerinin gücünü azaltmak.
Basit İngilizce açıklama: To make an edge less sharp, or make a feeling, sense, or mental ability weaker.
- The medicine helped dull the pain.
- Cutting cardboard dulled the knife’s edge.
- Lack of sleep can dull your ability to think clearly.
körelmek
Keskinliğini kaybedip eskisi kadar kolay kesemez hâle gelmek.
Basit İngilizce açıklama: To become less sharp and less able to cut easily.
- Cheap blades dull quickly.
- The razor dulled after a week of use.
- Will these scissors dull if I cut cardboard?
dull hakkında sık sorulanlar
dull ne demek?
“dull” Türkçede “sıkıcı” demektir. İlgi veya heyecan uyandırmadığı için insanı sıkan.
dull Türkçesi nedir?
dull kelimesinin Türkçe çevirileri: sıkıcı, tekdüze, kör, körelmiş, mat, donuk.
dull nasıl okunur?
/dʌl/ diye okunur.
dull cümle içinde nasıl kullanılır?
The film was dull. We spent a dull evening waiting for the rain to stop.
dull kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語