LookItUp

elbow

İngilizce “elbow” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈɛlboʊ/ · İngiltere /ˈɛlbəʊ/

Diğer biçimleri: elbows

elbow Türkçede: dirsek, boru dirseği, dirsekleyerek ilerlemek, dirsekle vurmak, saf dışı bırakmak, yerinden etmek

isim

KOL EKLEMİA2

dirsek

Kolun ortasında, bükülmesini sağlayan eklem.

Basit İngilizce açıklama: The part in the middle of your arm where it bends.

  • My elbow hurts.
  • She rested her elbows on the table.
  • He bent his elbow to lift the cup.

Sık kullanılan kalıplar: bend your elbow, elbow joint, sore elbow

KESKİN DÖNÜŞC1

dirsek, boru dirseği

Bir şeyin keskin kıvrımı veya iki boruyu birleştiren kıvrımlı parça.

Basit İngilizce açıklama: A sharp bend in something, or a curved piece joining two pipes.

  • The plumber fitted a new elbow.
  • Water leaked from the pipe elbow.
  • The path follows an elbow in the river.

Eş anlamlılar: bend

Sık kullanılan kalıplar: pipe elbow, elbow fitting, river elbow

fiil

DİRSEKLEYEREK İLERLEMEB2

dirsekleyerek ilerlemek

İlerlemek için insanları dirseklerle iterek kendine yol açmak.

Basit İngilizce açıklama: To push people aside with your bent arms so you can move forward.

  • He elbowed through the crowd.
  • She elbowed her way to the front.
  • They elbowed past us to reach the door.

Nasıl kullanılır: elbow your way through something (We elbowed our way through the crowd.)

Eş anlamlılar: push, shove

Sık kullanılan kalıplar: elbow your way, elbow through something, elbow past someone

DİRSEKLE VURMAB2

dirsekle vurmak

Birine dirseğin sivri kısmıyla vurmak.

Basit İngilizce açıklama: To hit someone with the pointed part where your arm bends.

  • She elbowed me in the ribs.
  • He accidentally elbowed his friend.
  • Stop elbowing me while I’m eating.

Nasıl kullanılır: elbow someone in something (He elbowed me in the side.)

Eş anlamlılar: nudge

Sık kullanılan kalıplar: elbow someone, elbow someone hard

YERİNDEN ETMEC1

saf dışı bırakmak, yerinden etmek

Başkasının yerini alabilmesi için birini işinden veya görevinden zorla uzaklaştırmak.

Basit İngilizce açıklama: To force someone to leave a job or position so another person can take it.

  • They elbowed him out of his job.
  • Her rivals elbowed her aside.
  • The chairman was elbowed out by younger members.

Nasıl kullanılır: elbow someone out of something (His rivals elbowed him out of the leadership.)

Eş anlamlılar: oust, displace

Sık kullanılan kalıplar: elbow someone out, elbow someone aside

elbow hakkında sık sorulanlar

elbow ne demek?

“elbow” Türkçede “dirsek” demektir. Kolun ortasında, bükülmesini sağlayan eklem.

elbow Türkçesi nedir?

elbow kelimesinin Türkçe çevirileri: dirsek, boru dirseği, dirsekleyerek ilerlemek, dirsekle vurmak, saf dışı bırakmak, yerinden etmek.

elbow nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈɛlboʊ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈɛlbəʊ/ diye okunur.

elbow cümle içinde nasıl kullanılır?

My elbow hurts. She rested her elbows on the table.

elbow kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

elbow ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler