favor
İngilizce “favor” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈfeɪvɚ/ · İngiltere /ˈfeɪvə/
favor Türkçede: iyilik, teveccüh, lütuf, tercih etmek, kayırmak, sakınmak
isim
iyilik
Başka birine yardım etmek için yaptığın iyi bir davranış.
Basit İngilizce açıklama: Something kind you do to help another person.
- Can you do me a favor?
- She did me a favor by feeding my cat.
- I owe him a favor after all his help.
teveccüh, lütuf
Birinin, özellikle güçlü veya yetkili bir kişinin sana karşı gösterdiği beğeni ve dostça destek.
Basit İngilizce açıklama: The approval and friendly support of someone, especially a person with power.
- He hoped to win the king’s favor.
- The minister fell out of favor after the scandal.
- Her honest advice earned her favor with the director.
fiil
tercih etmek, kayırmak
Birini veya bir şeyi diğerlerinden daha çok beğenmek ya da seçmek.
Basit İngilizce açıklama: To like or choose someone or something more than others.
- I favor the cheaper option.
- The coach was accused of favoring certain players.
- Most voters favored the plan to build a new park.
sakınmak, korumak
Ağrıyan veya yaralanmış vücut bölümünü, daha az acıması için dikkatli kullanmak.
Basit İngilizce açıklama: To use a painful or injured part of your body carefully so it hurts less.
- He walked slowly, favoring his sore knee.
- She favored her left ankle throughout the match.
- Are you favoring that shoulder because it hurts?
lütfetmek
Birine incelik göstererek bir şey vermek veya onun için bir şey yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To kindly give someone something or do something for them.
- Would you favor us with a reply?
- She favored the child with a warm smile.
- The singer favored the guests with one final song.
favor kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語