LookItUp

flurry

İngilizce “flurry” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈflɜri/ · İngiltere /ˈflʌri/

flurry Türkçede: hafif kar yağışı, telaş, hareketlilik, sağanak, yoğun akın, rüzgâr esintisi

isim

HAFİF KAR YAĞIŞIB2

hafif kar yağışı

Kısa süreli, az miktarda kar yağışı.

Basit İngilizce açıklama: A short period when a small amount of snow falls.

  • A light flurry began at noon.
  • We drove through several snow flurries.
  • The forecast warns of an occasional flurry overnight.

Eş anlamlılar: snow shower

Sık kullanılan kalıplar: snow flurry, a light flurry, occasional flurry

ANİ HAREKETLİLİKC1

telaş, hareketlilik

Kısa süreli, aniden başlayan yoğun hareketlilik veya heyecan.

Basit İngilizce açıklama: A short period of sudden, busy activity or excitement.

  • There was a flurry of activity.
  • The kitchen was a flurry of preparations before dinner.
  • A sudden flurry at the door made everyone look up.

Nasıl kullanılır: a flurry of something (Her arrival caused a flurry of excitement.)

Eş anlamlılar: bustle, stir, rush

Sık kullanılan kalıplar: flurry of activity, flurry of excitement, a sudden flurry

YOĞUN AKINC1

sağanak, yoğun akın

Benzer şeylerin kısa sürede aniden çok sayıda gelmesi veya gerçekleşmesi.

Basit İngilizce açıklama: Many similar things happening or arriving suddenly within a short time.

  • A flurry of messages arrived.
  • She answered a flurry of questions from reporters.
  • The boxer landed a flurry of punches.

Nasıl kullanılır: a flurry of plural noun (The announcement brought a flurry of complaints.)

Eş anlamlılar: burst, rush, barrage

Sık kullanılan kalıplar: flurry of questions, flurry of punches, flurry of messages

ANİ ESİNTİC2

rüzgâr esintisi

Rüzgârın aniden ve kısa süreli esmesi.

Basit İngilizce açıklama: A short, sudden movement of wind.

  • A flurry of wind lifted the leaves.
  • The curtains stirred in a sudden flurry.
  • Brief flurries sent dust across the road.

Nasıl kullanılır: a flurry of wind (A flurry of wind blew the door shut.)

Eş anlamlılar: gust, puff

Sık kullanılan kalıplar: flurry of wind, a sudden flurry

fiil

TELAŞLANDIRMAC2

telaşlandırmak, şaşırtmak

Özellikle acele ettirerek birini gergin veya şaşkın hale getirmek.

Basit İngilizce açıklama: To make someone nervous or confused, especially by rushing them.

  • Do not flurry the poor child.
  • The unexpected questions flurried him.
  • Nothing seemed to flurry her during the interview.

Eş anlamlılar: fluster, agitate, confuse

Zıt anlamlılar: calm

Sık kullanılan kalıplar: flurry someone, flurry someone’s nerves

UÇUŞMAC2

uçuşmak, savrulmak

Kısa ve hafif hareketlerle hızla savrulmak veya düşmek.

Basit İngilizce açıklama: To move or fall quickly in short, light bursts.

  • Snow began to flurry down.
  • Dry leaves flurried around our feet.
  • White flakes flurry past the window.

Eş anlamlılar: flutter, swirl

Sık kullanılan kalıplar: flurry down, flurry around

flurry hakkında sık sorulanlar

flurry ne demek?

“flurry” Türkçede “hafif kar yağışı” demektir. Kısa süreli, az miktarda kar yağışı.

flurry Türkçesi nedir?

flurry kelimesinin Türkçe çevirileri: hafif kar yağışı, telaş, hareketlilik, sağanak, yoğun akın, rüzgâr esintisi.

flurry nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈflɜri/, İngiliz İngilizcesinde /ˈflʌri/ diye okunur.

flurry cümle içinde nasıl kullanılır?

A light flurry began at noon. We drove through several snow flurries.

flurry kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler