fried
İngilizce “fried” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /fraɪd/
fried Türkçede: kızarmış, kızartılmış, sahanda pişmiş, yanmış, kavrulmuş
sıfat
kızarmış, kızartılmış
Sıcak yağda pişirilmiş; çoğu zaman önceden un veya hamurla kaplanır.
Basit İngilizce açıklama: Cooked in hot oil or fat, often with a covering of flour or batter.
- We had fried chicken for dinner.
- Would you like fried rice with that?
- The fried fish was hot and crisp.
sahanda pişmiş
Sarısı dağıtılmadan veya karıştırılmadan sıcak yağda pişirilmiş yumurta için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: An egg cooked in hot fat without mixing or breaking its yellow center.
- I want a fried egg on toast.
- She likes her eggs fried with soft yolks.
- We served two fried eggs with bacon.
yanmış, kavrulmuş
Aşırı ısı veya elektrik yüzünden kullanılamayacak kadar zarar görmüş.
Basit İngilizce açıklama: Damaged beyond use by too much heat or electricity.
- The computer's motherboard is fried.
- A power surge left the router completely fried.
- Can you replace this fried circuit?
fried hakkında sık sorulanlar
fried ne demek?
“fried” Türkçede “kızarmış” demektir. Sıcak yağda pişirilmiş; çoğu zaman önceden un veya hamurla kaplanır.
fried Türkçesi nedir?
fried kelimesinin Türkçe çevirileri: kızarmış, kızartılmış, sahanda pişmiş, yanmış, kavrulmuş.
fried nasıl okunur?
/fraɪd/ diye okunur.
fried cümle içinde nasıl kullanılır?
We had fried chicken for dinner. Would you like fried rice with that?
fried kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpfried ile kurulan ifadeler
- fried egg: sahanda yumurta
- fried chicken: kızarmış tavuk
- fried rice
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語