LookItUp

elder

İngilizce “elder” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈɛldɚ/ · İngiltere /ˈɛldə/

Diğer biçimleri: elders

elder Türkçede: büyük, yaşça büyük, yaşlı, kıdemli, yaşça büyük kişi, ileri gelen

sıfat

YAŞÇA BÜYÜKB1

büyük, yaşça büyük

Başka birinden, özellikle kardeşinden, daha büyük yaşta olan.

Basit İngilizce açıklama: Older than another person, especially a brother or sister.

  • My elder brother lives abroad.
  • Their elder daughter is at university.
  • Which of the two boys is the elder?

Nasıl kullanılır: the elder of the two (Nora is the elder of the two sisters.)

Eş anlamlılar: older

Zıt anlamlılar: younger

Sık kullanılan kalıplar: elder brother, elder sister, elder son

SAYGIN YAŞLIC1

yaşlı, kıdemli

Yaşı ilerlemiş ve genellikle uzun deneyimi nedeniyle saygı gören.

Basit İngilizce açıklama: Older and often respected because of long experience.

  • An elder statesman addressed the meeting.
  • The elder members offered advice to the new leader.
  • She became an elder figure in the artistic community.

Eş anlamlılar: senior, older

Sık kullanılan kalıplar: elder statesman, elder leader, elder members

isim

YAŞÇA BÜYÜK KİŞİB2

büyük, yaşça büyük kişi

Sizden daha büyük yaşta olan ve genellikle saygı gösterilen kişi.

Basit İngilizce açıklama: Someone who is older than you, often treated with respect.

  • You should listen to your elders.
  • She is my elder by three years.
  • The children showed respect for their elders.

Nasıl kullanılır: someone’s elder (She is my elder by five years.); someone’s elder by an amount (He is her elder by ten years.)

Eş anlamlılar: older person

Zıt anlamlılar: junior

Sık kullanılan kalıplar: respect your elder, someone’s elder, elder by years

TOPLULUK BÜYÜĞÜB2

ileri gelen, cemaat büyüğü

Bir topluluğun yaşlı ve saygın üyesi; çoğu zaman başkalarına yol gösterir.

Basit İngilizce açıklama: An older, respected member of a group, often with responsibility for guiding others.

  • The village elder welcomed us.
  • The church elders met on Monday.
  • They asked a respected elder to settle the argument.

Eş anlamlılar: leader

Sık kullanılan kalıplar: village elder, church elder, community elder

MÜRVER AĞACIC1

mürver

Küme hâlinde beyaz çiçekleri ve koyu renkli küçük meyveleri olan küçük ağaç.

Basit İngilizce açıklama: A small tree with groups of white flowers and dark berries.

  • An elder grows beside the gate.
  • The elder has white flowers in spring.
  • Birds ate the berries on the elder.

Eş anlamlılar: elderberry

Sık kullanılan kalıplar: elder tree, elder flowers, elder berries

YETKİLİ DİN GÖREVLİSİC2

din görevlisi, papaz

Bir kilisenin başlıca dinî törenlerinin tümünü yapmaya resmen yetkili din görevlisi.

Basit İngilizce açıklama: A church minister officially allowed to carry out all its main religious ceremonies.

  • The elder led the communion service.
  • She was ordained as an elder last year.
  • Only an authorized elder could conduct that ceremony.

Eş anlamlılar: minister, clergyman

Sık kullanılan kalıplar: ordained elder, Methodist elder, travelling elder

RAHİPLİK MAKAMIC2

Melkisedek rahibi

Son Zaman Azizleri Kilisesinde yüksek rahipliğin ilk derecesi kendisine verilmiş erkek.

Basit İngilizce açıklama: A man given the first rank in the higher priesthood of the Latter-day Saint Church.

  • He was ordained an elder last year.
  • The elders gathered for a priesthood meeting.
  • Each elder belongs to a quorum.

Sık kullanılan kalıplar: ordained an elder, elder quorum, become an elder

fiil

DİNÎ UYARIC2

uyarmak, azarlamak

Quaker önderlerinin, yanlış buldukları davranışı nedeniyle birini uyarması.

Basit İngilizce açıklama: If Quaker leaders do this, they speak to someone about behavior they consider wrong.

  • The meeting leaders eldered him for interrupting worship.
  • She was eldered after repeatedly speaking out of turn.
  • Quaker leaders may elder a member whose conduct troubles the meeting.

Eş anlamlılar: reprove, admonish

Sık kullanılan kalıplar: elder someone, elder a member

elder hakkında sık sorulanlar

elder ne demek?

“elder” Türkçede “büyük” demektir. Başka birinden, özellikle kardeşinden, daha büyük yaşta olan.

elder Türkçesi nedir?

elder kelimesinin Türkçe çevirileri: büyük, yaşça büyük, yaşlı, kıdemli, yaşça büyük kişi, ileri gelen.

elder nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈɛldɚ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈɛldə/ diye okunur.

elder cümle içinde nasıl kullanılır?

My elder brother lives abroad. Their elder daughter is at university.

elder kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler