grit
İngilizce “grit” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ɡrɪt/
grit Türkçede: azim, metanet, kum, taş kırıntısı, mısır lapası, sert parçacıklar
isim
azim, metanet
Zorluklara rağmen çabalamayı sürdürme cesareti ve kararlılığı.
Basit İngilizce açıklama: The courage and determination to keep trying when things are difficult.
- She showed real grit.
- It took grit to finish the race in that weather.
- Their success came from patience and sheer grit.
kum, taş kırıntısı
Çok küçük, sert taş parçaları veya kum taneleri.
Basit İngilizce açıklama: Very small, hard pieces of stone or sand.
- There is grit in my shoe.
- The wind blew grit into our eyes.
- She brushed the grit off the stone steps.
mısır lapası
Genellikle grits denen, kırılmış mısırın suyla pişirilmesiyle yapılan koyu kıvamlı, yumuşak yemek.
Basit İngilizce açıklama: Crushed corn cooked with water into a thick, soft food, usually called grits.
- She served grits with butter.
- We had shrimp and grits for dinner.
- Do you like cheese in your grits?
sert parçacıklar, kırıntı
Toprak, taş veya kesme ve öğütme sırasında oluşan atıklardan oluşan küçük, sert parçacıklar.
Basit İngilizce açıklama: A mixture of small, hard bits of dirt, stone, or waste from cutting and grinding.
- The machine left grit on the floor.
- Workers swept up the grit after cutting the metal.
- Blasting the wall covered nearby plants with grit.
kum, sert kırıntı
Yiyeceğin içinde bulunan, yenemeyen küçük ve sert parçalar.
Basit İngilizce açıklama: Small, hard pieces in food that cannot be eaten.
- There was grit in the soup.
- Wash the spinach to remove any grit.
- I felt a piece of grit between my teeth.
fiil
dişlerini sıkmak
Acı, öfke veya kararlılık nedeniyle dişlerini birbirine kuvvetle bastırmak.
Basit İngilizce açıklama: To press your teeth tightly together because of pain, anger, or determination.
- Grit your teeth and keep going.
- She gritted her teeth as the nurse cleaned the cut.
- He was gritting his teeth to control his anger.
kumlamak, kum serpmek
Kayganlığı azaltmak için yola küçük taşlar veya benzeri bir karışım serpmek.
Basit İngilizce açıklama: To spread small pieces of stone or a similar mixture on a road so it is less slippery.
- They grit this road every winter.
- The council gritted the pavements before dawn.
- Has anyone gritted the icy bridge?
grit hakkında sık sorulanlar
grit ne demek?
“grit” Türkçede “azim” demektir. Zorluklara rağmen çabalamayı sürdürme cesareti ve kararlılığı.
grit Türkçesi nedir?
grit kelimesinin Türkçe çevirileri: azim, metanet, kum, taş kırıntısı, mısır lapası, sert parçacıklar.
grit nasıl okunur?
/ɡrɪt/ diye okunur.
grit cümle içinde nasıl kullanılır?
She showed real grit. It took grit to finish the race in that weather.
grit kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpgrit ile kurulan ifadeler
- grit one's teeth: dişini sıkmak, katlanmak
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語