LookItUp

harbor

İngilizce “harbor” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈhɑrbɚ/ · İngiltere /ˈhɑːbə/

Diğer biçimleri: harbors

harbor Türkçede: liman, sığınak, beslemek, içinde taşımak, barındırmak, saklamak

isim

LİMANB1

liman

Teknelerin güvenle durabildiği ve yük alıp boşaltabildiği, karaya yakın su alanı.

Basit İngilizce açıklama: An area of water near land where boats can stay safely and load or unload goods.

  • The boat entered the harbor.
  • Several ships were waiting in the harbor.
  • Workers unloaded the cargo at the harbor.

Eş anlamlılar: port, haven

Sık kullanılan kalıplar: busy harbor, harbor entrance, in the harbor

SIĞINAKC2

sığınak

Birinin güvenle kalabileceği veya yakalanmaktan sakınabileceği yer.

Basit İngilizce açıklama: A place where someone can stay safely or avoid being caught.

  • The village became a harbor for refugees.
  • They found a quiet harbor away from the fighting.
  • The empty warehouse was a harbor for thieves.

Nasıl kullanılır: harbor for someone/something (The island became a harbor for escaped prisoners.)

Eş anlamlılar: refuge, haven, shelter

Sık kullanılan kalıplar: safe harbor, harbor for someone

fiil

İÇİNDE TAŞIMAC1

beslemek, içinde taşımak

Bir düşünce veya duyguyu, çoğu zaman başkasına söylemeden, içinde tutmak.

Basit İngilizce açıklama: To keep a thought or feeling in your mind, often without telling anyone.

  • I harbor no doubts about her honesty.
  • He harbored resentment for many years.
  • Do you still harbor hopes of moving abroad?

Nasıl kullanılır: harbor something against someone (She harbored a grudge against her former boss.)

Eş anlamlılar: hold, nurse

Sık kullanılan kalıplar: harbor doubts, harbor resentment, harbor a grudge, harbor a belief

BARINDIRMAC1

barındırmak, saklamak

Birine veya bir şeye güvenle kalabileceği ya da saklanabileceği bir yer sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To give someone or something a safe place to stay or hide.

  • They harbor refugees in their home.
  • The family was accused of harboring a fugitive.
  • This small port once harbored fishing boats.

Eş anlamlılar: shelter, hide

Sık kullanılan kalıplar: harbor a fugitive, harbor criminals, harbor ships

SIĞINMAC2

sığınmak

Güvenli bir yerde, özellikle korunaklı bir su alanında kalmak.

Basit İngilizce açıklama: To stay in a safe place, especially a protected area of water.

  • The boats harbor here during storms.
  • Our ship harbored in a quiet bay overnight.
  • Small vessels often harbor near the island in winter.

Nasıl kullanılır: harbor in something (The fishing boats harbor in the bay during rough weather.)

Eş anlamlılar: shelter, take refuge

Sık kullanılan kalıplar: harbor in something, harbor here

harbor hakkında sık sorulanlar

harbor ne demek?

“harbor” Türkçede “liman” demektir. Teknelerin güvenle durabildiği ve yük alıp boşaltabildiği, karaya yakın su alanı.

harbor Türkçesi nedir?

harbor kelimesinin Türkçe çevirileri: liman, sığınak, beslemek, içinde taşımak, barındırmak, saklamak.

harbor nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈhɑrbɚ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈhɑːbə/ diye okunur.

harbor cümle içinde nasıl kullanılır?

The boat entered the harbor. Several ships were waiting in the harbor.

harbor kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

harbor ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler