nurse
İngilizce “nurse” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /nɝs/ · İngiltere /nɜːs/
Diğer biçimleri: nurses
nurse Türkçede: hemşire, bakıcı, dadı, sütanne, bakmak, bakımını yapmak
isim
hemşire
Hasta veya yaralı kişilere bakmak için eğitim almış sağlık çalışanı.
Basit İngilizce açıklama: A trained person who looks after people who are ill or injured.
- The nurse checked my temperature.
- Two nurses helped him into bed.
- Is there a nurse on duty tonight?
bakıcı
Eğitimli olsun veya olmasın, hasta ya da yaralı bir kişiye bakan kimse.
Basit İngilizce açıklama: Someone who looks after an ill or injured person, whether trained or not.
- My sister was my nurse at home.
- He became his wife’s nurse during her illness.
- Our neighbor acted as nurse while I recovered from surgery.
dadı
Başka bir ailenin çocuklarına bakması için çalıştırılan kadın.
Basit İngilizce açıklama: A woman employed to look after another family’s children.
- The nurse put the children to bed.
- Their nurse took them out each morning.
- A wealthy family employed her as a nurse for their baby.
sütanne
Başkasının bebeğini kendi sütüyle emziren kadın.
Basit İngilizce açıklama: A woman who feeds another person’s baby with milk from her own breasts.
- The baby was fed by a wet nurse.
- They hired a nurse when the mother could not feed her child.
- The nurse fed both her own infant and the family’s baby.
fiil
bakmak, bakımını yapmak
Hasta veya yaralı bir insanın ya da hayvanın bakımını yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To look after someone or an animal that is ill or injured.
- She nursed her sick father.
- We nursed the injured bird back to health.
- He stayed home to nurse his wife through her illness.
dinlendirmek, özen göstermek
Vücudun ağrıyan veya yaralanmış bir bölümünü korumak ve dinlendirmek.
Basit İngilizce açıklama: To protect and rest a painful or injured part of your body.
- He is nursing a sore knee.
- She stayed home to nurse her injured ankle.
- Several players are still nursing injuries from the last match.
emzirmek
Bebeğe memeden süt vermek.
Basit İngilizce açıklama: To feed a baby with milk from your breasts.
- She nurses her baby every morning.
- The mother sat down to nurse.
- How often does your newborn need to nurse?
beslemek
Hoş olmayan bir duyguyu geride bırakmak yerine sürekli düşünüp içinde tutmak.
Basit İngilizce açıklama: To keep thinking about an unpleasant feeling instead of letting it go.
- He still nurses a grudge.
- She nursed her resentment for years.
- They quietly nursed their anger after the unfair decision.
nurse hakkında sık sorulanlar
nurse ne demek?
“nurse” Türkçede “hemşire” demektir. Hasta veya yaralı kişilere bakmak için eğitim almış sağlık çalışanı.
nurse Türkçesi nedir?
nurse kelimesinin Türkçe çevirileri: hemşire, bakıcı, dadı, sütanne, bakmak, bakımını yapmak.
nurse nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /nɝs/, İngiliz İngilizcesinde /nɜːs/ diye okunur.
nurse cümle içinde nasıl kullanılır?
The nurse checked my temperature. Two nurses helped him into bed.
nurse kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語