LookItUp

hold back

İngilizce “hold back” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌhoʊld ˈbæk/ · İngiltere /ˌhəʊld ˈbæk/

hold back Türkçede: engellemek, alıkoymak, tutmak, kendini tutmak, kendini dizginlemek, saklamak

fiil

İLERLEMEYİ ENGELLEMEB1

engellemek, alıkoymak, tutmak

Birinin veya bir şeyin ileri gitmesini ya da gelişmesini engellemek.

Basit İngilizce açıklama: To stop someone or something from moving forward or making progress.

  • The wall holds back the water.
  • Police held the crowd back.
  • Poor transport links are holding back the town’s development.

Nasıl kullanılır: hold someone/something back (A lack of money held the project back.); hold someone back from doing something (Fear held him back from applying for the job.)

Eş anlamlılar: restrain, stop, hinder

Zıt anlamlılar: release

Sık kullanılan kalıplar: hold back water, hold someone back

KENDİNİ TUTMAB2

kendini tutmak, kendini dizginlemek

Bütün gücünü kullanmamak veya duygularının tamamını dışa vurmamak için kendini sınırlamak.

Basit İngilizce açıklama: To avoid using all your strength or expressing everything you feel.

  • Do not hold back.
  • He held back during the practice fight.
  • Why are you holding back when we need your best effort?

Nasıl kullanılır: hold back from doing something (She held back from telling him what she really thought.)

Eş anlamlılar: restrain yourself

Sık kullanılan kalıplar: hold back slightly, hold back from something

ifade

HAREKETİ ENGELLEMEB1

tutmak, engellemek

Bir şeyi yerinde tutarak ileri gitmesini engellemek.

Basit İngilizce açıklama: To keep something in place and prevent it from moving forward.

  • The dam holds back water.
  • A low wall held back the soil.
  • Can this gate hold back the rising river?

Nasıl kullanılır: hold back something (The barrier holds back the floodwater.)

Eş anlamlılar: restrain, contain, stop

Zıt anlamlılar: release

Sık kullanılan kalıplar: hold back water, hold something back

KENDİNE SAKLAMAB1

saklamak, kendini tutmak

Bir şeyi söylemekten veya yapmaktan kendini alıkoymak; özellikle bir bilgiyi gizli tutmak.

Basit İngilizce açıklama: To stop yourself from saying or doing something, especially to keep information secret.

  • Do not hold back the truth.
  • He held back his worries for months.
  • Is she holding back information about the accident?

Nasıl kullanılır: hold back something (She held back some important details.); hold back from doing something (I held back from mentioning his mistake.)

Eş anlamlılar: withhold, keep to yourself

Zıt anlamlılar: reveal

Sık kullanılan kalıplar: hold back information, hold something back

SINIF TEKRARIB2

sınıfta bırakmak

Bir öğrencinin üst sınıfa geçmesine izin vermeyip aynı sınıfı yeniden okumasını sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To make a student repeat a school year instead of moving to the next class.

  • The school held him back.
  • She was held back because she missed many lessons.
  • Will they hold your son back a year?

Nasıl kullanılır: hold someone back a year (The school held him back a year.); be held back in a grade (She was held back in second grade.)

Eş anlamlılar: keep back

Zıt anlamlılar: promote

Sık kullanılan kalıplar: hold someone back, hold back students

hold back hakkında sık sorulanlar

hold back ne demek?

“hold back” Türkçede “engellemek” demektir. Birinin veya bir şeyin ileri gitmesini ya da gelişmesini engellemek.

hold back Türkçesi nedir?

hold back kelimesinin Türkçe çevirileri: engellemek, alıkoymak, tutmak, kendini tutmak, kendini dizginlemek, saklamak.

hold back nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌhoʊld ˈbæk/, İngiliz İngilizcesinde /ˌhəʊld ˈbæk/ diye okunur.

hold back cümle içinde nasıl kullanılır?

The wall holds back the water. Police held the crowd back.

hold back kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler