LookItUp

hunch

İngilizce “hunch” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /hʌntʃ/

hunch Türkçede: önsezi, içine doğan his, kambur duruş, kambur, çıkıntı, iri parça

isim

ÖNSEZİB2

önsezi, içine doğan his

Açık bir kanıt olmadan bir şeyin doğru olduğunu veya olacağını hissetme.

Basit İngilizce açıklama: A feeling that something is true or will happen, even though you have no clear evidence.

  • I have a hunch he is right.
  • She followed her hunch and checked the old address.
  • Was your hunch about the missing keys correct?

Nasıl kullanılır: have a hunch that… (I have a hunch that they will arrive early.); hunch about something (Her hunch about the result proved right.)

Eş anlamlılar: feeling, intuition, guess

Sık kullanılan kalıplar: have a hunch, on a hunch, hunch about something

KAMBUR DURUŞC2

kambur duruş

Gövdenin öne eğildiği, omuzların yukarı kalktığı veya yuvarlandığı duruş.

Basit İngilizce açıklama: A position in which your upper body bends forward and your shoulders are raised or rounded.

  • He walked with a hunch.
  • Years at a low desk gave her a permanent hunch.
  • The slight hunch in his posture made him look tired.

Eş anlamlılar: slouch, stoop

Sık kullanılan kalıplar: with a hunch, permanent hunch, slight hunch

YUVARLAK ÇIKINTIC2

kambur, çıkıntı

Özellikle sırtta görülen, yuvarlak biçimde dışarı çıkmış bölüm.

Basit İngilizce açıklama: A raised, rounded part, especially on someone’s back.

  • A hunch rose from his back.
  • The coat hid the hunch between his shoulders.
  • The drawing showed a large hunch above the creature’s waist.

Eş anlamlılar: hump, bump, protuberance

Sık kullanılan kalıplar: hunch on something, hunch on someone, large hunch

İRİ PARÇAC2

iri parça

Özellikle yiyecekten koparılmış veya kesilmiş büyük, kalın parça.

Basit İngilizce açıklama: A large, thick piece of something, especially food.

  • He ate a hunch of bread.
  • She cut a thick hunch of cheese.
  • A hunch of bread was all he had for lunch.

Nasıl kullanılır: hunch of something (He shared a hunch of cheese with me.)

Eş anlamlılar: chunk, hunk

Sık kullanılan kalıplar: hunch of bread, hunch of cheese, thick hunch

fiil

ÖNE EĞİLMEB2

kambur durmak, öne eğilmek

Omuzları kaldırarak veya yuvarlayarak gövdeyi öne eğmek.

Basit İngilizce açıklama: To bend your upper body forward with your shoulders raised or rounded.

  • Do not hunch over your desk.
  • She hunched forward to read the small print.
  • He was hunching over his laptop all afternoon.

Nasıl kullanılır: hunch over something (He hunched over the map.)

Eş anlamlılar: stoop, slouch

Sık kullanılan kalıplar: hunch over something, hunch forward, hunch down

VÜCUDU BÜZMEC1

kamburlaştırmak, büzmek

Çoğunlukla soğuktan veya yağmurdan korunmak için omuzları kaldırmak ya da vücudu öne doğru büzmek.

Basit İngilizce açıklama: To raise your shoulders or curve your body forward, often to protect yourself from cold or rain.

  • He hunched his shoulders.
  • She hunched her back against the cold wind.
  • They hunched themselves up beneath their thin coats.

Nasıl kullanılır: hunch something up (He hunched his shoulders up against the wind.)

Eş anlamlılar: round, raise

Sık kullanılan kalıplar: hunch your shoulders, hunch up, hunch your back

KAMBUR YÜRÜMEC2

kambur yürümek

Gövde öne eğik, omuzlar yukarı kalkık halde yürümek.

Basit İngilizce açıklama: To walk with your upper body bent forward and your shoulders raised.

  • He hunched across the room.
  • She hunched along the road in the rain.
  • The tired man hunched into the kitchen.

Nasıl kullanılır: hunch across/along/into somewhere (He hunched along the narrow passage.)

Eş anlamlılar: shuffle, shamble

Sık kullanılan kalıplar: hunch across something, hunch along, hunch into something

ÇIKINTI OLUŞTURMAC2

kamburlaştırmak, bükmek

Sırt gibi bir şeyi yuvarlak bir çıkıntı oluşturacak şekilde bükmek.

Basit İngilizce açıklama: To bend something, such as your back, so that a rounded part sticks out.

  • The beast hunched its back.
  • He hunched his back into a sharp curve.
  • The creature hunched its spine until a hump rose beneath its skin.

Eş anlamlılar: arch, curve, crook

Zıt anlamlılar: straighten

Sık kullanılan kalıplar: hunch the back, hunch into something

hunch hakkında sık sorulanlar

hunch ne demek?

“hunch” Türkçede “önsezi” demektir. Açık bir kanıt olmadan bir şeyin doğru olduğunu veya olacağını hissetme.

hunch Türkçesi nedir?

hunch kelimesinin Türkçe çevirileri: önsezi, içine doğan his, kambur duruş, kambur, çıkıntı, iri parça.

hunch nasıl okunur?

/hʌntʃ/ diye okunur.

hunch cümle içinde nasıl kullanılır?

I have a hunch he is right. She followed her hunch and checked the old address.

hunch kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler