hunch
İngilizce “hunch” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /hʌntʃ/
hunch Türkçede: önsezi, içine doğan his, kambur duruş, kambur, çıkıntı, iri parça
isim
önsezi, içine doğan his
Açık bir kanıt olmadan bir şeyin doğru olduğunu veya olacağını hissetme.
Basit İngilizce açıklama: A feeling that something is true or will happen, even though you have no clear evidence.
- I have a hunch he is right.
- She followed her hunch and checked the old address.
- Was your hunch about the missing keys correct?
kambur duruş
Gövdenin öne eğildiği, omuzların yukarı kalktığı veya yuvarlandığı duruş.
Basit İngilizce açıklama: A position in which your upper body bends forward and your shoulders are raised or rounded.
- He walked with a hunch.
- Years at a low desk gave her a permanent hunch.
- The slight hunch in his posture made him look tired.
kambur, çıkıntı
Özellikle sırtta görülen, yuvarlak biçimde dışarı çıkmış bölüm.
Basit İngilizce açıklama: A raised, rounded part, especially on someone’s back.
- A hunch rose from his back.
- The coat hid the hunch between his shoulders.
- The drawing showed a large hunch above the creature’s waist.
iri parça
Özellikle yiyecekten koparılmış veya kesilmiş büyük, kalın parça.
Basit İngilizce açıklama: A large, thick piece of something, especially food.
- He ate a hunch of bread.
- She cut a thick hunch of cheese.
- A hunch of bread was all he had for lunch.
fiil
kambur durmak, öne eğilmek
Omuzları kaldırarak veya yuvarlayarak gövdeyi öne eğmek.
Basit İngilizce açıklama: To bend your upper body forward with your shoulders raised or rounded.
- Do not hunch over your desk.
- She hunched forward to read the small print.
- He was hunching over his laptop all afternoon.
kamburlaştırmak, büzmek
Çoğunlukla soğuktan veya yağmurdan korunmak için omuzları kaldırmak ya da vücudu öne doğru büzmek.
Basit İngilizce açıklama: To raise your shoulders or curve your body forward, often to protect yourself from cold or rain.
- He hunched his shoulders.
- She hunched her back against the cold wind.
- They hunched themselves up beneath their thin coats.
kambur yürümek
Gövde öne eğik, omuzlar yukarı kalkık halde yürümek.
Basit İngilizce açıklama: To walk with your upper body bent forward and your shoulders raised.
- He hunched across the room.
- She hunched along the road in the rain.
- The tired man hunched into the kitchen.
kamburlaştırmak, bükmek
Sırt gibi bir şeyi yuvarlak bir çıkıntı oluşturacak şekilde bükmek.
Basit İngilizce açıklama: To bend something, such as your back, so that a rounded part sticks out.
- The beast hunched its back.
- He hunched his back into a sharp curve.
- The creature hunched its spine until a hump rose beneath its skin.
hunch hakkında sık sorulanlar
hunch ne demek?
“hunch” Türkçede “önsezi” demektir. Açık bir kanıt olmadan bir şeyin doğru olduğunu veya olacağını hissetme.
hunch Türkçesi nedir?
hunch kelimesinin Türkçe çevirileri: önsezi, içine doğan his, kambur duruş, kambur, çıkıntı, iri parça.
hunch nasıl okunur?
/hʌntʃ/ diye okunur.
hunch cümle içinde nasıl kullanılır?
I have a hunch he is right. She followed her hunch and checked the old address.
hunch kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語