bump
İngilizce “bump” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /bʌmp/
Diğer biçimleri: bumps, bumped, bumping
bump Türkçede: şişlik, kabarıklık, çarpma, sarsıntı, çıkıntı, tümsek
isim
şişlik, kabarıklık
Deride veya vücutta oluşan küçük kabarıklık ya da şişlik.
Basit İngilizce açıklama: A small raised or swollen area on your skin or body.
- I have a bump on my head.
- Red bumps appeared on her arms after the walk.
- The bump on his forehead slowly went down.
çarpma, sarsıntı
Bir şeyin başka bir şeye çarpmasıyla oluşan hafif darbe.
Basit İngilizce açıklama: A small hit when one thing knocks against another.
- The car stopped with a bump.
- I felt a slight bump as the boat reached shore.
- A gentle bump against the table woke the cat.
çıkıntı, tümsek
Normalde düz veya pürüzsüz olan bir yüzeydeki küçük yükselti.
Basit İngilizce açıklama: A small raised part on a surface that is otherwise flat or smooth.
- There is a bump in the road.
- The paint dried with small bumps on its surface.
- Slow down before you reach the speed bump.
çarpma, darbe
Birine veya bir şeye, çoğu zaman kazara, hafifçe çarpma.
Basit İngilizce açıklama: A small hit against someone or something, often by accident.
- I felt a bump against my leg.
- The two cars had a small bump.
- A sudden bump woke her during the journey.
gümleme, çarpma sesi
Bir şey başka bir şeye çarptığında çıkan kalın, tok ses.
Basit İngilizce açıklama: A low sound made when something hits another thing.
- I heard a bump upstairs.
- A loud bump came from behind the door.
- The bumps in the attic kept us awake.
tok ses, tıkırtı
Genellikle bir şeyin başka bir şeye çarpmasıyla çıkan hafif, tok ses.
Basit İngilizce açıklama: A quiet, dull sound, often made when something hits another thing.
- I heard a bump upstairs.
- There were soft bumps behind the wall.
- A dull bump came from the empty room.
fiil
çarpmak
Genellikle kazara, birine veya bir şeye hafifçe çarpmak.
Basit İngilizce açıklama: To hit someone or something lightly, usually by accident.
- I bumped my head.
- He bumped the table and spilled his drink.
- Did you bump your elbow on the door?
hafifçe çarpmak
Başka bir şeye hafifçe çarpmak; çoğu zaman küçük bir ses çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To hit another thing gently, often making a small sound.
- The door bumped against the wall.
- Our boats were bumping gently together.
- Something kept bumping against the window in the wind.
bump hakkında sık sorulanlar
bump ne demek?
“bump” Türkçede “şişlik” demektir. Deride veya vücutta oluşan küçük kabarıklık ya da şişlik.
bump Türkçesi nedir?
bump kelimesinin Türkçe çevirileri: şişlik, kabarıklık, çarpma, sarsıntı, çıkıntı, tümsek.
bump nasıl okunur?
/bʌmp/ diye okunur.
bump cümle içinde nasıl kullanılır?
I have a bump on my head. Red bumps appeared on her arms after the walk.
bump kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpbump ile kurulan ifadeler
- bump up: artırmak, yükseltmek
- bump into
- bump and grind
- bump off: tahtalıköye yollamak
- bump in the road
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語