compelling
İngilizce “compelling” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /kəmˈpelɪŋ/
compelling Türkçede: ikna edici, inandırıcı, sürükleyici, büyüleyici, zorlayıcı, güçlü
sıfat
ikna edici, inandırıcı
Birine bir şeyi inandıracak veya bir fikri kabul ettirecek kadar güçlü.
Basit İngilizce açıklama: Strong enough to make someone believe something or agree with an idea.
- The evidence is compelling.
- She made a compelling argument for change.
- We found no compelling proof that the treatment works.
sürükleyici, büyüleyici
İzlemeye, okumaya veya dinlemeye devam etmek isteyecek kadar ilgi çekici.
Basit İngilizce açıklama: So interesting that you want to keep watching, reading, or listening.
- It is a compelling story.
- Her latest novel makes compelling reading.
- The film was so compelling that we forgot the time.
zorlayıcı, güçlü
Bir şey yapmak zorunda hissettirecek kadar güçlü veya önemli.
Basit İngilizce açıklama: So strong or important that you feel you must act.
- We have a compelling need for help.
- She felt a compelling urge to call home.
- Only a compelling reason would make him cancel the trip.
compelling hakkında sık sorulanlar
compelling ne demek?
“compelling” Türkçede “ikna edici” demektir. Birine bir şeyi inandıracak veya bir fikri kabul ettirecek kadar güçlü.
compelling Türkçesi nedir?
compelling kelimesinin Türkçe çevirileri: ikna edici, inandırıcı, sürükleyici, büyüleyici, zorlayıcı, güçlü.
compelling nasıl okunur?
/kəmˈpelɪŋ/ diye okunur.
compelling cümle içinde nasıl kullanılır?
The evidence is compelling. She made a compelling argument for change.
compelling kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語