hunt
İngilizce “hunt” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /hʌnt/
hunt Türkçede: avlamak, avlanmak, aramak, kovalamak, peşine düşmek, arama
fiil
avlamak, avlanmak
Hayvanları yakalamak veya öldürmek için aramak ve takip etmek.
Basit İngilizce açıklama: To look for and follow animals in order to catch or kill them.
- Lions hunt at night.
- My uncle used to hunt rabbits.
- Some birds hunt small animals for food.
aramak
Birini veya bir şeyi bulmak için dikkatle, çoğu zaman uzun süre aramak.
Basit İngilizce açıklama: To look carefully for something or someone, often for a long time.
- I am hunting for my glasses.
- They hunted for a cheaper apartment.
- Have you hunted everywhere for the missing letter?
kovalamak, peşine düşmek
Birini veya bir şeyi, genellikle yakalamak ya da uzaklaştırmak için kovalamak.
Basit İngilizce açıklama: To chase someone or something, often to catch them or force them away.
- Police are hunting the escaped prisoner.
- They hunted the thieves down within a week.
- The villagers hunted the wolves away.
isim
arama, arayış
Birini veya bir şeyi bulmak için yapılan arama.
Basit İngilizce açıklama: An attempt to find someone or something.
- The hunt for my keys began.
- Our treasure hunt ended at the old bridge.
- The police have started a hunt for the suspect.
av, avlanma
Hayvanları yakalamak veya öldürmek amacıyla arama ve takip etme etkinliği.
Basit İngilizce açıklama: An activity in which people search for animals to catch or kill them.
- They went on a deer hunt.
- The fox hunt started early in the morning.
- Several hunts were cancelled because of heavy snow.
hunt kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUphunt ile kurulan ifadeler
- hunt down: izini sürüp yakalamak, avlayıp öldürmek
- hunt out
- hunt up
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語