look
İngilizce “look” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /lʊk/
look Türkçede: bakmak, görünmek, bak, dinle, bakış, görünüş
fiil
bakmak
Görmek için gözlerini birine veya bir şeye yöneltmek.
Basit İngilizce açıklama: To turn your eyes towards someone or something so you can see them.
- Look at the sky.
- She looked out of the window.
- Why are you looking at me?
görünmek
Dış görünüşünden dolayı belli bir izlenim vermek.
Basit İngilizce açıklama: To seem a certain way because of what someone can see.
- You look happy.
- The house looked empty.
- Does this jacket look good on me?
bakmak
Konuşanın işaret ettiği, çoğu zaman şaşırtıcı veya dikkat çekici bir şeyi fark etmek.
Basit İngilizce açıklama: To notice something that the speaker points out, often with surprise or strong feeling.
- Look what I found!
- Look who has come to visit us!
- Look where you left your shoes.
ünlem
bak, dinle
Önemli bir şey söylemeden veya görüşünü açıklamadan önce karşıdakinin dikkatini çekmek için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: Used to get someone’s attention before saying something important or explaining your view.
- Look, I need your help.
- Look, we cannot afford another car.
- Look, I understand why you are upset.
isim
bakış
Bir şeyi görmek veya kontrol etmek için gözlerini ona çevirme.
Basit İngilizce açıklama: An act of directing your eyes towards something to see or check it.
- Take a look inside.
- I had a quick look at the menu.
- Can you give this letter another look?
görünüş, görünüm
Birinin veya bir şeyin yüzü, kıyafetleri ya da tarzı dahil dışarıdan nasıl göründüğü.
Basit İngilizce açıklama: The way someone or something appears, including their face, clothes, or style.
- I like your new look.
- The wooden floor gives the room a warm look.
- She inherited her father’s good looks.
look kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplook ile kurulan ifadeler
- look for: aramak
- look after: bakmak, ilgilenmek
- look up: bakıp bulmak, araştırmak
- look at: bakmak
- look out: dikkat etmek, dikkatli olmak
- look like: benzemek, gibi görünmek
- look back: geçmişi düşünmek, geriye dönüp bakmak
- look around: gezmek, etrafı incelemek
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語