inner
İngilizce “inner” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈɪnɚ/ · İngiltere /ˈɪnə/
inner Türkçede: iç, içteki, merkezdeki, içsel, ruhsal, iç parça
sıfat
iç, içteki
Bir şeyin içinde veya başka bir bölümüne göre daha içeride bulunan.
Basit İngilizce açıklama: Inside something, or farther inside than another part.
- Open the inner door.
- The inner layer keeps the food warm.
- They cleaned the inner surface of the glass.
merkezdeki, iç
Bir yerin veya nesnenin merkezine yakın olan.
Basit İngilizce açıklama: Near the center of a place or object.
- They live in the inner city.
- The inner ring is smaller than the outer one.
- The inner planets are closest to the sun.
içsel, ruhsal
Kişinin özel düşünceleri, duyguları veya manevi yaşamıyla ilgili olan.
Basit İngilizce açıklama: Connected with your private thoughts, feelings, or spiritual life.
- She found inner peace.
- He drew on his inner strength during the crisis.
- Writing helped her explore her inner life.
iç
Vücudun içinde veya bir vücut bölümünün merkeze bakan tarafında bulunan.
Basit İngilizce açıklama: Inside the body, or on the side of a body part facing its center.
- My inner thigh hurts.
- The inner ear helps you keep your balance.
- She felt pain along her inner arm.
isim
iç parça, içlik
Başka bir parçanın içine oturan ayrı parça.
Basit İngilizce açıklama: A separate piece that fits inside another piece.
- Remove the inner before washing.
- The tent inner keeps insects out.
- These boots have soft, removable inners.
inner kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpinner ile kurulan ifadeler
- inner ear: iç kulak
- inner circle
- inner regular
- inner strength
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語