LookItUp

outstanding

İngilizce “outstanding” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /aʊtˈstændɪŋ/

outstanding Türkçede: olağanüstü, mükemmel, ödenmemiş, çözülmemiş, bekleyen

sıfat

ÜSTÜN NİTELİKB2

olağanüstü, mükemmel

Çok iyi olan ve benzerlerinin çoğundan üstün sayılan.

Basit İngilizce açıklama: Extremely good, and better than most others.

  • Her work is outstanding.
  • The team gave an outstanding performance.
  • Several outstanding students won scholarships.

Eş anlamlılar: excellent, exceptional, superb

Zıt anlamlılar: poor

Sık kullanılan kalıplar: outstanding performance, outstanding work, outstanding achievement, outstanding service

ÖDENMEMİŞ BORÇB2

ödenmemiş

Ödeme yükümlülüğü bulunan ama henüz ödenmemiş olan.

Basit İngilizce açıklama: Owed but not yet paid.

  • The bill is still outstanding.
  • Please pay the outstanding balance today.
  • She has several outstanding debts.

Eş anlamlılar: unpaid, due

Zıt anlamlılar: paid

Sık kullanılan kalıplar: outstanding debt, outstanding balance, outstanding payment

BEKLEYEN İŞC1

çözülmemiş, bekleyen

Henüz çözülmemiş, ele alınması veya tamamlanması gereken.

Basit İngilizce açıklama: Still needing to be dealt with or finished.

  • One problem remains outstanding.
  • We discussed the outstanding issues at the meeting.
  • Please finish all outstanding tasks before Friday.

Eş anlamlılar: unresolved, unfinished, pending

Zıt anlamlılar: resolved, finished

Sık kullanılan kalıplar: outstanding issue, outstanding problem, outstanding question, outstanding tasks

outstanding kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler