island
İngilizce “island” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈaɪlənd/
island Türkçede: ada, refüj, trafik adası, vaha, dönel kavşak, adalarla bezemek
isim
ada
Her tarafı suyla çevrili kara parçası.
Basit İngilizce açıklama: An area of land with water all around it.
- We visited a small island.
- A ferry connects the island to the mainland.
- How many islands can you see from here?
refüj, trafik adası
Yolda trafiği ayıran veya yayalara güvenli bir bekleme yeri sağlayan yükseltilmiş alan.
Basit İngilizce açıklama: A raised area in a road that separates traffic or gives people a safe place to stand.
- Wait on the island before crossing.
- A raised island separates the two lanes.
- Flowers grow on the island in the middle of the roundabout.
ada, vaha
Çevresindeki kişilerden veya şeylerden çok farklı olan yer, kişi ya da şey.
Basit İngilizce açıklama: A place, person, or thing surrounded by others that are very different from it.
- The park is an island of green.
- Her kindness was an island of hope during those difficult months.
- The village remained an island of peace while fighting spread around it.
dönel kavşak
Araçların çıkışlarına ulaşmak için ortadaki alanın çevresinde döndüğü dairesel kavşak.
Basit İngilizce açıklama: A circular road junction where vehicles travel around the center to reach their exit.
- Turn left at the island.
- Traffic backed up as we approached the island.
- Several roads meet at this busy island.
fiil
adalarla bezemek, adacıklar serpiştirmek
Su üzerine adalar veya bir yüzey üzerine birbirinden ayrı parçalar serpiştirmek.
Basit İngilizce açıklama: To scatter areas of land across water, or separate patches across a surface.
- Tiny rocks island the lake.
- Green patches islanded the otherwise bare hillside.
- Dark shapes island the silver surface of the bay.
island kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語