double
İngilizce “double” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈdʌbəl/
double Türkçede: iki kat, çift, iki katlı, iki kişilik, çift kişilik, çifte
sıfat
iki kat, çift
Miktarı, büyüklüğü veya sayısı alışılmışın iki katı olan.
Basit İngilizce açıklama: Twice the usual amount, size, or number.
- He ordered a double espresso.
- We received double pay for working on the holiday.
- Do not take a double dose if you miss one.
çift, iki katlı
Birbirine benzer iki parçanın birlikte bulunduğu.
Basit İngilizce açıklama: Having two similar parts together.
- The hall has double doors.
- A double layer of fabric keeps the coat warm.
- We installed double windows to reduce street noise.
iki kişilik, çift kişilik
İki kişinin birlikte kullanması için yapılmış.
Basit İngilizce açıklama: Made for two people to use together.
- We need a double room.
- They bought a double bed for their new flat.
- Does the hotel charge more for double occupancy?
çifte
Birlikte gerçekleşen veya birbirine bağlı iki olayı içeren.
Basit İngilizce açıklama: Involving two events that happen together or are connected.
- The sisters planned a double wedding.
- Police are investigating a double murder.
- Our graduation and anniversary made it a double celebration.
zarf
iki kat, iki katına
Bir miktarın veya derecenin iki katına ulaşacak biçimde.
Basit İngilizce açıklama: To twice the amount or degree.
- You will have to pay double.
- The shop charged double for delivery on Sunday.
- This painting is now worth double what I paid.
çift, iki kişi birlikte
İkişerli biçimde veya tek görüntü yerine iki görüntü olarak.
Basit İngilizce açıklama: In pairs, or as two images instead of one.
- I was seeing double.
- The blow to his head made him see double.
- They rode double on a bicycle along the lane.
isim
iki katı
Başka bir miktar, sayı veya büyüklüğün iki katı olan değer.
Basit İngilizce açıklama: An amount, number, or size that is twice another.
- I earned double this month.
- The repair cost double the original estimate.
- Their sales reached more than double last year's total.
tıpatıp benzeri, ikizi
Başka birine neredeyse tamamen benzeyen kişi.
Basit İngilizce açıklama: A person who looks almost exactly like someone else.
- She is my sister's double.
- I met a man who was the actor's exact double.
- Their doubles looked so convincing that several fans were fooled.
double kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpdouble ile kurulan ifadeler
- double standard: çifte standart
- double chin: gerdan
- double bass: kontrbas
- double up: iki büklüm olmak, ikiye katlamak
- double check: tekrar kontrol etmek, bir kez daha kontrol etmek
- double down: daha fazla yüklenmek, tutumunda daha da ısrar etmek
- double tap
- double double
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語