LookItUp

killer

İngilizce “killer” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈkɪlɚ/ · İngiltere /ˈkɪlə/

killer Türkçede: katil, ölüm nedeni, öldürücü şey, çok zor şey, çok yorucu şey, rakiplerini bitiren ürün

isim

KATİLB1

katil

Başka bir insanı öldüren kişi.

Basit İngilizce açıklama: A person who kills another person.

  • The police caught the killer.
  • She recognized the killer’s face.
  • Investigators believe the same killer attacked both victims.

Eş anlamlılar: murderer

Sık kullanılan kalıplar: serial killer, catch the killer, convicted killer

ÖLÜM NEDENİB2

ölüm nedeni, öldürücü şey

İnsanların veya hayvanların ölmesine yol açan şey.

Basit İngilizce açıklama: Something that causes people or animals to die.

  • This disease is a major killer.
  • Carbon monoxide is often called a silent killer.
  • Lightning can be a killer during summer storms.

Sık kullanılan kalıplar: a silent killer, a major killer, a deadly killer

ÇOK ZOR ŞEYB2

çok zor şey, çok yorucu şey

Son derece zor, yorucu veya başarısızlığa yol açabilecek şey.

Basit İngilizce açıklama: Something extremely difficult, tiring, or likely to cause failure.

  • That exam was a killer.
  • The final hill was a real killer.
  • Working two jobs is an absolute killer.

Nasıl kullanılır: a killer of a something (We had a killer of a climb before reaching the lake.)

Eş anlamlılar: nightmare

Sık kullanılan kalıplar: a real killer, an absolute killer, killer of something

RAKİPLERİ BİTİREN ÜRÜNC1

rakiplerini bitiren ürün

Diğerlerinden çok daha iyi olduğu için insanların rakiplerini kullanmayı bırakmasını sağlayan ürün veya hizmet.

Basit İngilizce açıklama: A product or service so much better than others that people stop using them.

  • This cheap device could be a laptop killer.
  • Streaming services became CD killers.
  • The company hopes its new phone will be an iPhone killer.

Sık kullanılan kalıplar: a rival killer, a category killer

HARİKA ŞEYC2

harika şey

Son derece heyecan verici veya keyifli bir şey.

Basit İngilizce açıklama: Something that is extremely exciting or enjoyable.

  • That concert was a real killer.
  • Their last song was an absolute killer.
  • Was the show a killer?

Eş anlamlılar: blast

Sık kullanılan kalıplar: a real killer, an absolute killer

sıfat

MÜTHİŞB2

harika, müthiş

Son derece iyi veya etkileyici.

Basit İngilizce açıklama: Extremely good or impressive.

  • She has a killer smile.
  • He played a killer guitar solo.
  • Where did you get that killer outfit?

Eş anlamlılar: excellent, great, awesome

Zıt anlamlılar: terrible

Sık kullanılan kalıplar: killer smile, killer song, killer outfit

ÖLDÜRÜCÜB2

öldürücü

Ölüme yol açabilecek veya açması muhtemel olan.

Basit İngilizce açıklama: Able or likely to cause death.

  • Killer bees attacked the farmer.
  • Scientists are studying a killer virus.
  • The killer storm destroyed several villages.

Eş anlamlılar: deadly, lethal

Sık kullanılan kalıplar: killer bees, killer virus, killer storm, killer disease

killer kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

killer ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler