LookItUp

lesson

İngilizce “lesson” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈlɛsən/ · İngiltere /ˈlesən/

lesson Türkçede: ders, ünite

isim

DERS SAATİA1

ders

Birinin sana bir şey öğrettiği zaman dilimi.

Basit İngilizce açıklama: A period of time when someone teaches you something.

  • My lesson starts at nine.
  • I took driving lessons last summer.
  • Did you enjoy your piano lesson?

Nasıl kullanılır: lesson in something (She gave me a lesson in cooking.)

Eş anlamlılar: class

Sık kullanılan kalıplar: piano lesson, driving lesson, lesson in something

ÖĞRENME ÜNİTESİA2

ders, ünite

Bir kursun veya kitabın belirli bir konuyu öğreten bölümü.

Basit İngilizce açıklama: One part of a course or book that teaches a particular subject.

  • Read lesson two before tomorrow.
  • This course contains thirty short lessons.
  • Have you finished the lesson on verbs?

Nasıl kullanılır: lesson on something (The next lesson is on fractions.)

Eş anlamlılar: unit

Sık kullanılan kalıplar: first lesson, next lesson, lesson on something

HAYAT DERSİB1

ders

Bir deneyimden öğrendiğin, özellikle aynı hatayı yeniden yapmanı önleyen bilgi.

Basit İngilizce açıklama: Something you learn from an experience, especially one that helps you avoid making the same mistake.

  • I learned an important lesson today.
  • Her mistakes taught her some painful lessons.
  • What lesson can we learn from this failure?

Nasıl kullanılır: lesson in something (The defeat was a lesson in patience.)

Sık kullanılan kalıplar: learn a lesson, valuable lesson, lesson in something

lesson kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler