LookItUp

knock over

İngilizce “knock over” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌnɑk ˈoʊvɚ/ · İngiltere /ˌnɒk ˈəʊvə/

knock over Türkçede: devirmek, çarparak düşürmek, soymak, soyğun yapmak, dövmek, öldürmek

fiil

DEVİRMEA2

devirmek, çarparak düşürmek

Birine veya bir şeye çarparak onun düşmesine ya da yana devrilmesine neden olmak.

Basit İngilizce açıklama: To hit someone or something so that they fall or tip onto their side.

  • I knocked over my glass.
  • A car knocked her over as she crossed the road.
  • Be careful not to knock the lamp over.

Nasıl kullanılır: knock someone/something over (The dog knocked the vase over.)

Eş anlamlılar: tip over, topple

Sık kullanılan kalıplar: knock over something, knock someone over, knock over furniture

SOYGUNC1

soymak, soyğun yapmak

Bir yerden para veya mal çalmak; genellikle tehdit ya da şiddet kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: To steal money or goods from a place, often using threats or violence.

  • They knocked over a bank.
  • The thieves knocked over three shops in one night.
  • He was caught planning to knock over a casino.

Nasıl kullanılır: knock over a place (The gang planned to knock over a bank.)

Eş anlamlılar: rob, hold up

Sık kullanılan kalıplar: knock over banks, knock over something, knock something over

DÖVME VE ÖLDÜRMEC2

dövmek, öldürmek

Birini şiddetli biçimde dövmek veya öldürmek.

Basit İngilizce açıklama: To beat someone badly or kill them.

  • The gang threatened to knock him over.
  • Two men knocked him over and left him badly injured.
  • The boss ordered his men to knock over a rival.

Nasıl kullanılır: knock someone over (They hired a thug to knock him over.)

Eş anlamlılar: beat up, kill

Sık kullanılan kalıplar: knock someone over, knock over someone

YİYİP İÇİP BİTİRMEC2

yiyip bitirmek, içip bitirmek

Bir yiyeceği veya içeceği, çoğu zaman hızlıca, tamamen tüketmek.

Basit İngilizce açıklama: To finish eating some food or drinking a drink, often quickly.

  • He knocked over a beer.
  • We knocked over lunch in ten minutes.
  • She had knocked over two sandwiches before we arrived.

Nasıl kullanılır: knock something over (He knocked over a beer before dinner.)

Eş anlamlılar: finish, polish off

Sık kullanılan kalıplar: knock over lunch, knock over something, knock something over

YAKALAMAC2

tutuklamak, yakalamak

Polisin birini yakalayıp gözaltına alması.

Basit İngilizce açıklama: For police to catch someone and take them into custody.

  • The cops knocked him over yesterday.
  • Police knocked over two suspects during the raid.
  • They finally knocked her over for selling stolen goods.

Nasıl kullanılır: knock someone over (The detectives knocked him over outside his flat.)

Eş anlamlılar: arrest, nab

Zıt anlamlılar: release

Sık kullanılan kalıplar: knock someone over, knock over suspects

knock over hakkında sık sorulanlar

knock over ne demek?

“knock over” Türkçede “devirmek” demektir. Birine veya bir şeye çarparak onun düşmesine ya da yana devrilmesine neden olmak.

knock over Türkçesi nedir?

knock over kelimesinin Türkçe çevirileri: devirmek, çarparak düşürmek, soymak, soyğun yapmak, dövmek, öldürmek.

knock over nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌnɑk ˈoʊvɚ/, İngiliz İngilizcesinde /ˌnɒk ˈəʊvə/ diye okunur.

knock over cümle içinde nasıl kullanılır?

I knocked over my glass. A car knocked her over as she crossed the road.

knock over kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler