laugh
İngilizce “laugh” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /læf/ · İngiltere /lɑːf/
laugh Türkçede: kahkaha, gülüş, komik şey, eğlenceli kişi, gülmek, alay etmek
isim
kahkaha, gülüş
Bir şeyi komik bulunca çıkardığın ses veya gülme eylemi.
Basit İngilizce açıklama: The sound or act of showing that you find something funny.
- She gave a loud laugh.
- His laugh made everyone smile.
- We had a good laugh about our mistake.
komik şey, eğlenceli kişi
Eğlendiren ya da saçma ve ciddiye alınmaz bulunduğu için gülünç gelen kişi veya şey.
Basit İngilizce açıklama: A person or thing that seems funny, sometimes because it seems silly or deserves no respect.
- That hat is a laugh.
- His excuse was an absolute laugh.
- Your brother is a real laugh at parties.
fiil
gülmek
Komik bir şey veya mutluluk karşısında sesli bir tepki vermek.
Basit İngilizce açıklama: To make sounds with your voice because something seems funny or makes you happy.
- The joke made me laugh.
- We laughed together all evening.
- Why are you laughing so hard?
alay etmek, gülmek
Birini veya bir şeyi saçma ya da saygıya değmez bulduğunu gülerek göstermek.
Basit İngilizce açıklama: To show that you think someone or something is silly or deserves no respect.
- Don’t laugh at my shoes.
- They laughed at him for getting the answer wrong.
- She felt hurt when her classmates laughed at her drawing.
laugh kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplaugh ile kurulan ifadeler
- laugh one's head off: kahkahalara boğulmak
- laugh at: gülmek
- laugh off: gülüp geçmek, şakaya vurmak
- laugh in one's sleeve: bıyık altından gülmek
- laugh with
- laugh down
- laugh away
- laugh out of court
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語