laurel
İngilizce “laurel” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈlɔrəl/ · İngiltere /ˈlɒrəl/
laurel Türkçede: defne, şeref, başarı, şan, defne tacı, defne çelengi
isim
defne
Güçlü kokulu yaprakları yemeklerde kullanılan, yıl boyunca yeşil kalan ağaç veya çalı.
Basit İngilizce açıklama: An evergreen tree or bush with strongly scented leaves used in cooking.
- A laurel grows in our garden.
- She added a laurel leaf to the soup.
- The laurel bushes stayed green all winter.
şeref, başarı, şan
Başarı sayesinde kazanılan övgü veya onur; İngilizcede genellikle çoğul kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: Praise or honors earned through success, usually spoken of in the plural.
- The team won fresh laurels.
- Her early novels earned her international laurels.
- You cannot rest on your laurels forever.
defne tacı, defne çelengi
Geleneksel olarak kazananlara verilen, defne yapraklarından yapılmış taç.
Basit İngilizce açıklama: A crown made from bay leaves, traditionally given to a winner.
- The winner wore a laurel.
- A golden laurel rested on the statue's head.
- The poet received a laurel at the ceremony.
defnegillerden bitki
Defne ağacıyla aynı bitki ailesine ait herhangi bir ağaç veya çalı.
Basit İngilizce açıklama: Any tree or bush belonging to the same plant family as the bay tree.
- This tropical laurel has broad leaves.
- The botanist identified several laurels in the forest.
- Avocado and cinnamon are laurels from the same plant family.
fiil
defneyle süslemek, defne tacı takmak
Birini veya bir şeyi defne yapraklarıyla, özellikle bunlardan yapılmış bir taçla süslemek.
Basit İngilizce açıklama: To decorate someone or something with bay leaves, especially a crown made from them.
- They laureled the winner's head.
- The poet's brow was laureled with green leaves.
- Workers laureled the monument before the celebration.
çelenkle süslemek
Birini veya bir şeyi halka biçiminde dizilmiş yaprak veya çiçeklerle çevrelemek ya da süslemek.
Basit İngilizce açıklama: To surround or decorate someone or something with a ring of leaves or flowers.
- They laureled her with flowers.
- A ring of roses laureled the statue's head.
- The dancers were laureled with woven garlands.
onurlandırmak, ödüllendirmek
Birini başarısından dolayı en yüksek onurlarla ödüllendirmek.
Basit İngilizce açıklama: To give someone the highest honors for an achievement.
- The judges laureled the young poet.
- She was laureled for her contribution to science.
- The festival laureled three filmmakers this year.
laurel hakkında sık sorulanlar
laurel ne demek?
“laurel” Türkçede “defne” demektir. Güçlü kokulu yaprakları yemeklerde kullanılan, yıl boyunca yeşil kalan ağaç veya çalı.
laurel Türkçesi nedir?
laurel kelimesinin Türkçe çevirileri: defne, şeref, başarı, şan, defne tacı, defne çelengi.
laurel nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˈlɔrəl/, İngiliz İngilizcesinde /ˈlɒrəl/ diye okunur.
laurel cümle içinde nasıl kullanılır?
A laurel grows in our garden. She added a laurel leaf to the soup.
laurel kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語