lean
İngilizce “lean” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /liːn/
Diğer biçimleri: leans, leaning, leaned
lean Türkçede: yaslanmak, dayamak, eğilmek, sarkmak, yağsız, az yağlı
fiil
yaslanmak, dayamak
Destek almak için vücudunu veya bir nesneyi bir şeye dayamak.
Basit İngilizce açıklama: To rest your body or an object against something for support.
- Lean against the wall.
- She leaned her bicycle against the fence.
- He was leaning on his walking stick.
eğilmek
Vücudunu dik konumdan öne, arkaya veya yana doğru eğmek.
Basit İngilizce açıklama: To move your body forward, backward, or sideways from a straight position.
- Lean forward a little.
- He leaned back in his chair.
- She leaned sideways to see past the tall man.
sarkmak
Özellikle pencereden veya bir kenarın üzerinden vücudunun üst kısmını dışarı uzatmak.
Basit İngilizce açıklama: To extend your upper body outward, especially through a window or over an edge.
- Do not lean out.
- He leaned out of the window to call us.
- She leaned over the edge to look down.
sıfat
yağsız, az yağlı
Özellikle et için, çok az yağ içeren veya hiç yağ içermeyen.
Basit İngilizce açıklama: Containing little or no fat, especially when describing meat.
- Choose lean meat for this dish.
- She bought lean beef for the burgers.
- These cuts are leaner than the ones we usually buy.
ince, yağsız
Vücudu ince ve yağ oranı çok az olan.
Basit İngilizce açıklama: Having a slim body with very little fat.
- He is tall and lean.
- Regular exercise kept her body lean.
- The lean young runner reached the finish first.
düşük tenörlü, fakir
İçinde yararlı veya aranan bir maddeden çok az bulunan.
Basit İngilizce açıklama: Containing only a small amount of a useful or wanted substance.
- This deposit contains lean ore.
- The engine was running on a lean fuel mixture.
- Processing such lean ore costs more than the metal is worth.
isim
eğiklik, eğim
Dik durmak yerine bir yana açılı durma hali.
Basit İngilizce açıklama: A position at an angle rather than straight up.
- The pole has a slight lean.
- We measured the tower's lean yesterday.
- The tree's lean became more noticeable after the storm.
lean hakkında sık sorulanlar
lean ne demek?
“lean” Türkçede “yaslanmak” demektir. Destek almak için vücudunu veya bir nesneyi bir şeye dayamak.
lean Türkçesi nedir?
lean kelimesinin Türkçe çevirileri: yaslanmak, dayamak, eğilmek, sarkmak, yağsız, az yağlı.
lean nasıl okunur?
/liːn/ diye okunur.
lean cümle içinde nasıl kullanılır?
Lean against the wall. She leaned her bicycle against the fence.
lean kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplean ile kurulan ifadeler
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語