leave
İngilizce “leave” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /liːv/
leave Türkçede: ayrılmak, gitmek, kalmak, geriye kalmak, bırakmak, ayırmak
fiil
ayrılmak, gitmek
Bulunduğu yerden gitmek.
Basit İngilizce açıklama: To go away from a place.
- I leave home at eight.
- They left the party early.
- When does your train leave?
kalmak, geriye kalmak
Diğer şeyler kullanıldıktan, alındıktan veya kaldırıldıktan sonra geriye kalmak.
Basit İngilizce açıklama: If something is left, it remains after other things have been used, taken, or removed.
- There is one apple left.
- We had only ten minutes left.
- Are any seats left?
bırakmak, ayırmak
Bir şeyi yerinde bırakmak veya sonrası ya da başka biri için bir miktar ayırmak.
Basit İngilizce açıklama: To let something stay where it is, or keep some for later or for another person.
- Leave your bag here.
- I left some soup for you.
- She leaves her car at home on Mondays.
bırakmak, neden olmak
Birinin veya bir şeyin belli bir durumda olmasına neden olmak.
Basit İngilizce açıklama: To cause someone or something to be in a particular state.
- The walk left me tired.
- The storm left hundreds of families homeless.
- His answer left us wondering what to do.
isim
izin
İşten veya resmî görevlerden uzak kalmaya izin verilen süre.
Basit İngilizce açıklama: Time when you are allowed to be away from work or official duties.
- She is on leave today.
- I have ten days of paid leave.
- Can I request leave for next week?
topu vurmadan geçirme
Krikette oyuncunun topa vurmaya çalışmadan geçmesine izin vermesi.
Basit İngilizce açıklama: In cricket, a player's decision to let the ball pass without trying to hit it.
- That was a good leave.
- The batter's leave allowed the ball to pass safely.
- His careful leaves frustrated the bowler.
leave kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpleave ile kurulan ifadeler
- leave behind: unutmak, geride unutmak
- leave alone: rahat bırakmak
- leave off: ara vermek, bırakmak
- leave out: dışarıda bırakmak, atlamak
- leave someone on read: görüldü atmak
- leave for dead
- leave to chance
- leave well enough alone
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語