lie
İngilizce “lie” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /laɪ/
lie Türkçede: uzanmak, yatmak, yalan söylemek, durmak, bulunmak, yanıltmak
fiil
uzanmak, yatmak
Yatak, zemin veya başka bir yüzey üzerinde vücudunu yatay biçimde tutmak.
Basit İngilizce açıklama: To rest with your body flat on a bed, floor, or other surface.
- Lie down and rest.
- She lay on her back in the grass.
- I have lain awake for hours.
yalan söylemek
Doğru olmadığını bildiğin bir şeyi söylemek veya yazmak.
Basit İngilizce açıklama: To say or write something you know is not true.
- Please do not lie to me.
- He lied about where he had been.
- Are you lying to protect your friend?
durmak, bulunmak
Belirli bir yerde hareket etmeden durmak veya bulunmak.
Basit İngilizce açıklama: To be in a particular place without moving.
- His coat lies on the floor.
- The letter lay unopened on her desk.
- Old toys were lying under the bed.
yanıltmak
Bir şeyin gerçekte olduğundan farklı görünmesine yol açmak.
Basit İngilizce açıklama: To make something seem different from how it really is.
- The camera can lie.
- These photographs lie about the size of the room.
- Statistics sometimes lie when important details are missing.
isim
yalan
Birinin doğru olmadığını bilerek söylediği veya yazdığı şey.
Basit İngilizce açıklama: Something someone says or writes that they know is not true.
- That is a lie.
- She told a lie to avoid trouble.
- Nobody believed his lies anymore.
lie kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplie ile kurulan ifadeler
- lie down: uzanmak, yatmak
- lie in wait: pusuya yatmak
- lie detector: yalan makinesi
- lie through one's teeth
- lie with: sorumluluğunda olmak, yetkisinde olmak
- lie low
- lie over
- lie before
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語