load
İngilizce “load” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /loʊd/ · İngiltere /ləʊd/
load Türkçede: yük, bir sürü, bir yığın, iş yükü, parti, çamaşır
isim
yük
Taşınan şeyler; özellikle ağır olanlar.
Basit İngilizce açıklama: Something carried, especially something heavy.
- He carried a heavy load.
- The donkey struggled under its load.
- We lifted the load onto the cart.
bir sürü, bir yığın
Bir şeyin çok fazla miktarı veya sayısı.
Basit İngilizce açıklama: A large amount or number of something.
- We have loads of time.
- He spent a load of money.
- Did you take loads of photos?
iş yükü
Bir kişinin üstlendiği iş veya sorumluluğun miktarı.
Basit İngilizce açıklama: The amount of work or responsibility someone has.
- The extra assistant reduced my load.
- Teachers have a heavy load this term.
- We shared the load between three people.
yük, parti
Bir aracın veya makinenin tek seferde taşıyabildiği ya da işleyebildiği miktar.
Basit İngilizce açıklama: An amount that a vehicle or machine can carry or handle at one time.
- The truck takes one load at a time.
- We need three loads of sand.
- This machine processes each load in ten minutes.
çamaşır
Çamaşır makinesinde aynı seferde yıkanan giysiler veya diğer eşyalar.
Basit İngilizce açıklama: The clothes or other things washed together in a washing machine.
- I washed a load of towels.
- There are two loads of laundry left.
- Can you put a load on before breakfast?
elektrik yükü
Bir cihazın sağladığı veya sağlaması gereken elektrik gücünün miktarı.
Basit İngilizce açıklama: The amount of electrical power a device supplies or needs to supply.
- The generator can handle this load.
- Switching on the heater increased the electrical load.
- Engineers measured the load during peak demand.
fiil
yüklemek
Taşınacak eşyaları bir aracın veya başka bir şeyin üzerine ya da içine koymak.
Basit İngilizce açıklama: To put things onto or into something so they can be carried.
- We loaded the truck.
- She loaded her bags into the car.
- Have they loaded all the boxes yet?
doldurmak, yüklemek
Bir makinenin veya silahın çalışması için gereken malzemeyi içine koymak.
Basit İngilizce açıklama: To put the supplies a machine or weapon needs inside it.
- He loaded the gun.
- Please load the printer with fresh paper.
- She loaded film into the camera.
load kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpload ile kurulan ifadeler
- load up: yüklemek, doldurmak
- load of bull
- load out
- load up on
- load down
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語