LookItUp

lock in

İngilizce “lock in” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌlɑk ˈɪn/ · İngiltere /ˌlɒk ˈɪn/

lock in Türkçede: içeri kilitlemek, sabitlemek, içeride tutmak, hapsetmek, odaklanmak, konsantre olmak

fiil

İÇERİ KİLİTLEMEKB1

içeri kilitlemek

Kapıyı kilitleyerek birinin veya bir şeyin dışarı çıkmasını engellemek.

Basit İngilizce açıklama: To keep someone or something inside a place by locking its door.

  • Please don’t lock me in.
  • She locked the dog in the kitchen.
  • We lock the bikes in the garage at night.

Nasıl kullanılır: lock someone/something in (She locked the dog in while she opened the gate.); lock someone/something in a place (He locked the tools in a cupboard.)

Eş anlamlılar: shut in, confine

Zıt anlamlılar: let out, release

Sık kullanılan kalıplar: lock someone in, lock something in

DEĞER SABİTLEMEKB2

sabitlemek

Fiyatı, oranı veya sonucu sonradan değişmeyecek şekilde kararlaştırmak.

Basit İngilizce açıklama: To agree on a price, rate, or result so it cannot change.

  • You can lock in this price today.
  • We locked in a low interest rate before rates rose.
  • Have you locked in your profits yet?

Nasıl kullanılır: lock in something at an amount (We locked in our energy price at a lower rate.)

Eş anlamlılar: fix, secure

Sık kullanılan kalıplar: lock in something, lock in profits, lock in rates

İÇERİDE TUTMAKB2

içeride tutmak, hapsetmek

Birini veya bir şeyi içeride tutarak kaçmasını, kaybolmasını ya da değişmesini engellemek.

Basit İngilizce açıklama: To keep someone or something inside, safe from change, loss, or escape.

  • This cream locks in moisture.
  • He locked us in and took the key.
  • The contract has locked customers in for years.

Nasıl kullanılır: lock someone/something in (The long contract locks customers in for two years.); lock someone into something (The deal locked us into an expensive service.)

Eş anlamlılar: trap, retain

Zıt anlamlılar: release

Sık kullanılan kalıplar: lock in moisture, lock in customers, lock someone in

TAM ODAKLANMAB2

odaklanmak, konsantre olmak

Bütün dikkatini bir işe veya hedefe vermek.

Basit İngilizce açıklama: To give all your attention to a task or goal.

  • Put your phone away and lock in.
  • She locked in and finished the whole assignment.
  • We need to lock in for tomorrow’s match.

Nasıl kullanılır: lock in for something (We need to lock in for the final round.)

Eş anlamlılar: concentrate, focus

Sık kullanılan kalıplar: lock in mentally, lock in now

RİTİMİ TUTTURMAKC2

ritim tutturmak, senkronize olmak

Başka bir müzisyenle tam olarak aynı ritimde çalmak.

Basit İngilizce açıklama: To play music together with exactly the same beat.

  • The drums and bass lock in beautifully.
  • After a few bars, the musicians locked in.
  • Can you lock in with the drummer on this section?

Nasıl kullanılır: lock in with someone (The bassist locked in with the drummer.)

Eş anlamlılar: synchronize

Sık kullanılan kalıplar: lock in together, lock in rhythmically

lock in hakkında sık sorulanlar

lock in ne demek?

“lock in” Türkçede “içeri kilitlemek” demektir. Kapıyı kilitleyerek birinin veya bir şeyin dışarı çıkmasını engellemek.

lock in Türkçesi nedir?

lock in kelimesinin Türkçe çevirileri: içeri kilitlemek, sabitlemek, içeride tutmak, hapsetmek, odaklanmak, konsantre olmak.

lock in nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌlɑk ˈɪn/, İngiliz İngilizcesinde /ˌlɒk ˈɪn/ diye okunur.

lock in cümle içinde nasıl kullanılır?

Please don’t lock me in. She locked the dog in the kitchen.

lock in kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler