LookItUp

okay

İngilizce “okay” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˌoʊˈkeɪ/ · İngiltere /ˌəʊˈkeɪ/

okay Türkçede: onay, izin, onaylamak, onay almak, iyi, sağlıklı

isim

ONAYB1

onay, izin

Bir şeyin yapılmasını sağlayan izin veya kabul.

Basit İngilizce açıklama: Permission or agreement that allows something to happen.

  • We need your okay.
  • The manager gave us the okay to leave.
  • Have you got the final okay?

Nasıl kullanılır: the okay to do something (We got the okay to start.); the okay from someone (I need the okay from my boss.)

Eş anlamlılar: approval, permission, go-ahead

Sık kullanılan kalıplar: give the okay, get the okay, someone’s okay

fiil

ONAY VERMEB2

onaylamak

Bir şeye izin vermek veya onu kabul edilebilir bulduğunu belirtmek.

Basit İngilizce açıklama: To give permission for something or agree that it is acceptable.

  • The boss must okay this plan.
  • She okayed our request yesterday.
  • Who can okay these changes?

Eş anlamlılar: approve, authorize

Zıt anlamlılar: reject

Sık kullanılan kalıplar: okay a plan, okay the budget, okay something

ONAY ALMAB2

onay almak

Yapmak istediğin şeyi birine danışıp kabul ettiğinden emin olmak.

Basit İngilizce açıklama: To check with someone that they agree to something you want to do.

  • Okay it with Dad first.
  • Have you okayed the trip with your parents?
  • I okayed the change with my boss.

Nasıl kullanılır: okay something with someone (Please okay the dates with your manager.)

Eş anlamlılar: clear

Sık kullanılan kalıplar: okay something with someone, okay it first

sıfat

İYİ DURUMDAA1

iyi, sağlıklı

Sağlıklı, güvende veya kendini yeterince iyi hisseden.

Basit İngilizce açıklama: Healthy, safe, or feeling well enough.

  • Are you okay?
  • I felt okay after a short rest.
  • She fell, but she was okay.

Eş anlamlılar: fine, well, all right

Zıt anlamlılar: unwell

Sık kullanılan kalıplar: feel okay, be okay, okay now

YETERİNCE İYİA1

uygun, fena değil

Çok iyi olmasa da yeterli veya kabul edilebilir olan.

Basit İngilizce açıklama: Good enough or acceptable, although perhaps not very good.

  • The food was okay.
  • Is this price okay for you?
  • The room looked okay, but it was small.

Nasıl kullanılır: okay for someone/something (This room is okay for one night.); okay to do something (The water is okay to drink.)

Eş anlamlılar: acceptable, all right, adequate

Zıt anlamlılar: unacceptable

Sık kullanılan kalıplar: an okay meal, okay for someone, okay to use

HOŞ İNSANA2

iyi, hoş

Sevilecek kadar cana yakın veya hoş olan.

Basit İngilizce açıklama: Friendly or pleasant enough to like.

  • He is an okay guy.
  • Your new neighbour seems okay.
  • I met her brother; he was okay.

Eş anlamlılar: nice, decent, pleasant

Zıt anlamlılar: unpleasant

Sık kullanılan kalıplar: an okay guy, an okay person

zarf

KABULA1

tamam, peki

Bir şeyi kabul ettiğini veya ona razı olduğunu belirtmek için söylenir.

Basit İngilizce açıklama: Used to show that you accept or agree to something.

  • Okay, I will help you.
  • Okay, see you at six.
  • You need another day? Okay.

Eş anlamlılar: all right, sure

Sık kullanılan kalıplar: okay then, okay sure, okay with me

ANLAŞTIK MIA1

tamam mı

Bir sözün ardından, karşıdakinin kabul ettiğini veya anladığını sormak için söylenir.

Basit İngilizce açıklama: Used after a statement to ask whether someone agrees or understands.

  • Wait here, okay?
  • We will meet outside, okay?
  • Please bring your notebook tomorrow, okay?

Eş anlamlılar: all right

Sık kullanılan kalıplar: okay with you, okay for you

okay kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler