paddock
İngilizce “paddock” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈpædək/
paddock Türkçede: padok, otlak, mera, kurbağa, kara kurbağası, otlağa koymak
isim
padok, otlak
Atların veya başka çiftlik hayvanlarının otladığı ya da hareket ettiği, genellikle çitle çevrili küçük çayırlık.
Basit İngilizce açıklama: A small grassy field, usually fenced, where horses or other farm animals eat or exercise.
- The pony is in the paddock.
- We watched the horses running around their paddock.
- She closed the paddock gate after feeding the mare.
otlak, mera
Özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda'da sığır veya koyunların tutulduğu otluk alan.
Basit İngilizce açıklama: A grassy field, especially in Australia or New Zealand, where cattle or sheep are kept.
- The sheep filled the paddock.
- We moved the cattle into a larger paddock.
- The dry paddocks stretched for miles beyond the farmhouse.
kurbağa
Pürüzsüz derisi ve uzun arka bacakları olan, zıplayan ve su yakınında yaşayan küçük hayvan.
Basit İngilizce açıklama: A small animal with smooth skin and long back legs that jumps and lives near water.
- A paddock jumped into the pond.
- We heard paddocks calling beside the marsh.
- The old poem describes a green paddock on a stone.
kara kurbağası
Kurbağaya benzeyen, pürüzlü derili ve genellikle karada yaşayan küçük hayvan.
Basit İngilizce açıklama: A small animal like a frog, with rough skin, that usually lives on land.
- A paddock hid under the stone.
- The witch kept a paddock beside her door.
- The tale mentions paddocks crawling through the damp garden.
fiil
otlağa koymak, merada tutmak
Çiftlik hayvanlarını otlayabilecekleri çayırlık bir alana koymak veya orada tutmak.
Basit İngilizce açıklama: To put or keep farm animals in a grassy field where they can eat.
- We paddock the horses overnight.
- The farmer paddocked her cattle near the river.
- All the sheep were paddocked before the storm arrived.
çitle çevirmek
Hayvanları içinde tutabilmek için bir arazinin çevresine çit çekmek.
Basit İngilizce açıklama: To put a fence around land so that animals can be kept there.
- They paddocked the land last spring.
- We plan to paddock another five acres.
- The farmer had paddocked the field with wire fencing.
madenli toprağı kazmak
Yıkayarak metal ayırmaya değecek miktarda metal içeren, yüzeye yakın toprağı kazıp çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To dig out shallow earth containing enough metal to make washing it worthwhile.
- The miners paddocked the shallow deposit.
- They paddocked the ground before washing the gravel.
- This patch had already been paddocked by earlier gold miners.
paddock hakkında sık sorulanlar
paddock ne demek?
“paddock” Türkçede “padok” demektir. Atların veya başka çiftlik hayvanlarının otladığı ya da hareket ettiği, genellikle çitle çevrili küçük çayırlık.
paddock Türkçesi nedir?
paddock kelimesinin Türkçe çevirileri: padok, otlak, mera, kurbağa, kara kurbağası, otlağa koymak.
paddock nasıl okunur?
/ˈpædək/ diye okunur.
paddock cümle içinde nasıl kullanılır?
The pony is in the paddock. We watched the horses running around their paddock.
paddock kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語