pavilion
İngilizce “pavilion” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /pəˈvɪljən/
pavilion Türkçede: köşk, kameriye, pavyon, sergi binası, ayrı bina, süslü çadır
isim
köşk, kameriye
Park gibi yerlerde insanları yağmurdan veya güneşten koruyan küçük, çatılı yapı.
Basit İngilizce açıklama: A small building with a roof in a park or similar place, providing shelter.
- We ate lunch in the pavilion.
- The park pavilion kept us dry during the shower.
- A band plays in the pavilion every Sunday.
pavyon, sergi binası
Fuar veya sergide nesnelerin sergilendiği bina ya da geçici yapı.
Basit İngilizce açıklama: A building or temporary structure where things are displayed at a fair or exhibition.
- The pavilion displays modern art.
- Thousands visited the Japanese pavilion at the fair.
- Each country designed its own exhibition pavilion.
pavyon, ayrı bina
Hastane gibi büyük bir yapı topluluğunda ayrı duran veya diğer binalara kısmen bağlı olan bina.
Basit İngilizce açıklama: A separate or partly connected building within a larger hospital or other group of buildings.
- The patients moved into the new pavilion.
- A covered walkway links the pavilion to the hospital.
- The campus has three separate pavilions.
süslü çadır, otağ
Törenler, kutlamalar veya önemli konuklar için kullanılan büyük ve gösterişli çadır.
Basit İngilizce açıklama: A large, beautifully decorated tent used for ceremonies, celebrations, or important guests.
- The king entered the pavilion.
- Servants raised a silk pavilion beside the river.
- Bright banners hung above the wedding pavilion.
fiil
köşk yapmak, çadır kurmak
Bir yere süslü bir çadır veya çatılı bir barınak kurmak.
Basit İngilizce açıklama: To provide a place with a decorative tent or roofed shelter.
- They planned to pavilion the garden.
- The owner pavilioned the grounds for summer guests.
- We could pavilion the lawn before the celebration.
çadıra yerleştirmek, köşke yerleştirmek
Birini veya bir şeyi süslü bir çadırın ya da çatılı bir barınağın içine yerleştirmek.
Basit İngilizce açıklama: To put someone or something inside a decorative tent or roofed shelter.
- They chose to pavilion the royal guests.
- The soldiers were pavilioned beside the river.
- Servants pavilioned the visitors away from the sun.
sarmak, kuşatmak
Büyük bir çadırla örter gibi birini veya bir şeyi tamamen sarmak.
Basit İngilizce açıklama: To surround someone or something completely, as if covering them with a large tent.
- Soft clouds pavilioned the mountain.
- The palace was pavilioned in mist.
- Golden light pavilioned the silent valley.
pavilion hakkında sık sorulanlar
pavilion ne demek?
“pavilion” Türkçede “köşk” demektir. Park gibi yerlerde insanları yağmurdan veya güneşten koruyan küçük, çatılı yapı.
pavilion Türkçesi nedir?
pavilion kelimesinin Türkçe çevirileri: köşk, kameriye, pavyon, sergi binası, ayrı bina, süslü çadır.
pavilion nasıl okunur?
/pəˈvɪljən/ diye okunur.
pavilion cümle içinde nasıl kullanılır?
We ate lunch in the pavilion. The park pavilion kept us dry during the shower.
pavilion kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語