plaster
İngilizce “plaster” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈplæstər/ · İngiltere /ˈplɑːstə/
Diğer biçimleri: plastered
plaster Türkçede: yara bandı, sıva, alçı, sıvamak, alçılamak, kaplamak
isim
yara bandı
Kesikleri veya küçük yaraları korumak için cilde yapıştırılan küçük örtü.
Basit İngilizce açıklama: A small cover that sticks to your skin to protect a cut or other small injury.
- I need a plaster for this cut.
- He put a plaster on his knee.
- Have you got any plasters in your bag?
sıva, alçı
Duvar ve tavanları kaplamak için kullanılan, kuruyunca sert ve pürüzsüz olan ıslak karışım.
Basit İngilizce açıklama: A wet mixture used to cover walls and ceilings, which becomes hard and smooth when dry.
- The plaster is still wet.
- Old plaster fell from the ceiling.
- They covered the rough brick wall with plaster.
fiil
sıvamak, alçılamak
Duvar veya tavanı, kuruyunca sert ve pürüzsüz olan ıslak bir yapı karışımıyla kaplamak.
Basit İngilizce açıklama: To cover a wall or ceiling with a wet building mixture that dries hard and smooth.
- We need to plaster this wall.
- She plastered the bedroom ceiling yesterday.
- The builder will plaster over the damaged area.
kaplamak, donatmak
Bir yüzeyi çok miktarda bir şeyle, genellikle yapıştırarak kaplamak.
Basit İngilizce açıklama: To cover a surface with a large amount of something, often by sticking it on.
- They plastered the door with notices.
- Her photo was plastered across every newspaper.
- Fans plastered stickers all over the bus.
sürmek, sıvamak
Bir şeyin üzerine ıslak veya yapışkan bir maddeyi kalın bir tabaka hâlinde sürmek.
Basit İngilizce açıklama: To spread a thick layer of a wet or sticky substance over something.
- She plastered cream on her hands.
- His boots were plastered with mud.
- He plastered a thick layer of paste over the crack.
yara bandı yapıştırmak, pansuman yapmak
Bir kesik veya yarayı koruyucu tıbbi malzemeyle örtmek.
Basit İngilizce açıklama: To cover a cut or injury with a protective medical dressing.
- The nurse plastered the cut.
- He washed and plastered the wound on his arm.
- She plastered his injured finger before he returned to work.
bombardıman etmek, dövmek
Birine veya bir şeye çok sert vurarak ya da saldırarak zarar vermek.
Basit İngilizce açıklama: To hit or attack someone or something very hard, causing damage.
- The guns plastered the enemy position.
- Bombers plastered the railway station during the attack.
- He threatened to plaster my face if I came back.
plaster hakkında sık sorulanlar
plaster ne demek?
“plaster” Türkçede “yara bandı” demektir. Kesikleri veya küçük yaraları korumak için cilde yapıştırılan küçük örtü.
plaster Türkçesi nedir?
plaster kelimesinin Türkçe çevirileri: yara bandı, sıva, alçı, sıvamak, alçılamak, kaplamak.
plaster nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˈplæstər/, İngiliz İngilizcesinde /ˈplɑːstə/ diye okunur.
plaster cümle içinde nasıl kullanılır?
I need a plaster for this cut. He put a plaster on his knee.
plaster kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語