LookItUp

primary

İngilizce “primary” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈpraɪmɛri/ · İngiltere /ˈpraɪməri/

primary Türkçede: başlıca, temel, ilk, başlangıç, ana, birincil

sıfat

EN ÖNEMLİB2

başlıca, temel

İlgili diğer her şeyden daha önemli olan.

Basit İngilizce açıklama: More important than anything else involved.

  • Safety is our primary concern.
  • Her primary reason for moving was work.
  • What is the primary purpose of this meeting?

Eş anlamlılar: main, chief, principal

Zıt anlamlılar: secondary

Sık kullanılan kalıplar: primary concern, primary purpose, primary responsibility

İLK AŞAMAB1

ilk, başlangıç

Bir sıralamada ilk gelen veya en erken aşamada olan.

Basit İngilizce açıklama: Coming first in a series or at the earliest stage.

  • She teaches at a primary school.
  • Children receive primary education before secondary education.
  • The primary stage of the process takes two days.

Eş anlamlılar: first, initial

Sık kullanılan kalıplar: primary school, primary education, primary stage

TEMELB2

temel, ana

Başka şeylerin üzerine kurulduğu veya kendisinden geliştirildiği basit, temel nitelikte olan.

Basit İngilizce açıklama: Basic or simple, with other things built or developed from it.

  • Red is a primary color in this paint set.
  • Mixing primary colors produces other colors.
  • The diagram shows the primary elements of the system.

Eş anlamlılar: basic, fundamental

Zıt anlamlılar: secondary

Sık kullanılan kalıplar: primary colors, primary colours, primary elements

İLK OLUŞANC1

birincil, ilk oluşan

Daha sonra kendisinden başka şeyler gelişmeden önce oluşmuş olan.

Basit İngilizce açıklama: Formed first, before later things develop from it.

  • The rock still contains its primary minerals.
  • Primary tissues form before later growth begins.
  • Scientists examined the plant’s primary structure.

Eş anlamlılar: original, initial

Zıt anlamlılar: secondary

Sık kullanılan kalıplar: primary minerals, primary tissue, primary structure

isim

ÖN SEÇİMB2

ön seçim

Bir sonraki seçim için partinin adayını seçmek veya aday sayısını azaltmak amacıyla yapılan seçim.

Basit İngilizce açıklama: An election to choose a party’s candidate for a later election, or to narrow the candidates.

  • She won the primary.
  • Voters will choose their candidate in Tuesday’s primary.
  • Several states hold primaries next month.

Eş anlamlılar: primary election

Sık kullanılan kalıplar: win a primary, presidential primary, party primary

İLKOKULB2

ilkokul

Küçük çocukların ortaokuldan önce gittiği okul.

Basit İngilizce açıklama: A school for young children before they move to secondary school.

  • Our village has one primary.
  • She teaches at the local primary.
  • Both primaries are accepting new pupils.

Eş anlamlılar: primary school, elementary school

Sık kullanılan kalıplar: local primary, village primary, attend a primary

HASTALIĞIN BAŞLANGICIC2

primer odak

Bir hastalığın, özellikle kanserin, vücutta ilk başladığı yer.

Basit İngilizce açıklama: The place in the body where a disease, especially cancer, first began.

  • Doctors could not locate the primary.
  • Tests showed that the primary was in the lung.
  • The cancer had spread from a small primary.

Eş anlamlılar: primary site

Sık kullanılan kalıplar: unknown primary, locate the primary, lung primary

BİRİNCİ SINIFC2

birinci sınıf

İlkokulun ilk yılı veya bu yıldaki sınıf.

Basit İngilizce açıklama: The first year or class in elementary school.

  • The old register lists him in primary.
  • Children in primary learned to read simple words.
  • She entered primary when she was six.

Eş anlamlılar: first grade

Sık kullanılan kalıplar: in primary, enter primary

primary kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

primary ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler