LookItUp

prove

İngilizce “prove” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /pruːv/

prove Türkçede: kanıtlamak, ispatlamak, olduğu anlaşılmak, ortaya çıkmak

fiil

KANITLAMAB1

kanıtlamak, ispatlamak

Bir şeyin doğru olduğunu gerçekler veya kanıtlarla göstermek.

Basit İngilizce açıklama: To show with facts or evidence that something is true.

  • Can you prove it?
  • The photos proved that she was there.
  • He has proved his ability to solve difficult problems.

Nasıl kullanılır: prove that… (The test proved that the water was safe.); prove something to someone (You do not need to prove anything to me.); prove someone/something + adjective (The evidence proved him innocent.)

Eş anlamlılar: demonstrate, establish

Zıt anlamlılar: disprove

Sık kullanılan kalıplar: prove something, prove a point, prove someone wrong

OLDUĞU ANLAŞILMAB2

olduğu anlaşılmak, ortaya çıkmak

Bir şeyin belirli bir niteliğe sahip olduğunun veya belirli bir şey olduğunun sonradan anlaşılması.

Basit İngilizce açıklama: To turn out to be a particular thing or have a particular quality.

  • The map proved useful.
  • Her advice proved to be correct.
  • The repairs have proved more expensive than expected.

Nasıl kullanılır: prove + adjective (The task proved difficult.); prove to be something (The house proved to be a good investment.)

Eş anlamlılar: turn out

Sık kullanılan kalıplar: prove useful, prove to be, prove difficult, prove wrong

prove kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

prove ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler