radical
İngilizce “radical” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈrædɪkəl/
Diğer biçimleri: radicals
radical Türkçede: köklü, temel, alışılmadık, radikal, köktenci, kapsamlı
sıfat
köklü, temel
Bir şeyin temel yapısını büyük ve önemli ölçüde etkileyen.
Basit İngilizce açıklama: Affecting the basic nature of something in a very large or important way.
- The house needs radical changes.
- Their plans represent a radical shift in policy.
- We proposed a radical overhaul of the system.
alışılmadık, radikal
Yaygın kabul gören fikirlerden veya alışılmış yöntemlerden çok farklı.
Basit İngilizce açıklama: Very different from accepted ideas or usual ways of doing things.
- Her idea seemed radical at first.
- The architect proposed a radical new design.
- Would a more radical approach solve the problem?
radikal, köktenci
Toplumun veya başka bir sistemin temel kurallarını ya da düzenini değiştirmeyi savunan.
Basit İngilizce açıklama: Supporting changes to the basic rules or organization of society or another system.
- He holds radical political views.
- The radical party demanded a new system of government.
- Her beliefs became more radical over time.
kapsamlı, köklü
Bir şeyin tümünü veya pek çok bölümünü etkileyen, geniş kapsamlı ve eksiksiz.
Basit İngilizce açıklama: Extensive and thorough, affecting all or many parts of something.
- The disease required radical treatment.
- Radical surgery removed the entire affected organ.
- They considered whether a less radical procedure would work.
kök ile ilgili, köksel
Bir bitkinin, kelimenin veya sayının köküyle ilgili.
Basit İngilizce açıklama: Connected with the root of a plant, word, or number.
- The plant has several radical leaves.
- Students learned to simplify radical expressions.
- The radical element remains when the word ending is removed.
harika, süper
Son derece iyi, heyecan verici veya etkileyici.
Basit İngilizce açıklama: Extremely good, exciting, or impressive.
- That trick was radical!
- We caught some radical waves yesterday.
- Your new board looks radical, dude.
isim
radikal, köktenci
Toplumda büyük değişiklikleri savunan veya çoğu insandan çok farklı görüşlere sahip kişi.
Basit İngilizce açıklama: Someone who supports major changes to society or holds views very different from most people.
- He was a radical in his youth.
- The radicals called for major political changes.
- Moderates and radicals disagreed about the next step.
radikal, serbest radikal
Eşleşmemiş elektronu bulunan, bu yüzden çoğunlukla kolayca tepkimeye giren atom veya atom grubu.
Basit İngilizce açıklama: An atom or group of atoms with an electron that has no partner, often making it react easily.
- The reaction produced a radical.
- Free radicals can react with nearby molecules.
- Each radical has at least one unpaired electron.
radical hakkında sık sorulanlar
radical ne demek?
“radical” Türkçede “köklü” demektir. Bir şeyin temel yapısını büyük ve önemli ölçüde etkileyen.
radical Türkçesi nedir?
radical kelimesinin Türkçe çevirileri: köklü, temel, alışılmadık, radikal, köktenci, kapsamlı.
radical nasıl okunur?
/ˈrædɪkəl/ diye okunur.
radical cümle içinde nasıl kullanılır?
The house needs radical changes. Their plans represent a radical shift in policy.
radical kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語