righteous
İngilizce “righteous” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈraɪtʃəs/
righteous Türkçede: haklı, meşru, erdemli, doğru, günahsız, masum
sıfat
haklı, meşru
Bir şeyin haksız veya ahlaken yanlış olduğuna dair güçlü bir inanca dayanan.
Basit İngilizce açıklama: Based on a strong belief that something is unfair or morally wrong.
- She felt righteous anger at the unfair decision.
- His voice shook with righteous indignation.
- They believed they were fighting for a righteous cause.
erdemli, doğru
Ahlaken iyi davranan; bazen kendisinin haklı olduğuna gereğinden fazla inanan.
Basit İngilizce açıklama: Behaving in a morally good way, sometimes with too much confidence that you are right.
- She tried to lead a righteous life.
- His righteous attitude annoyed his friends.
- They praised the judge as a righteous person.
günahsız, masum
Özellikle dini inanışlara göre kötülük yapmamış, günahı veya suçu olmayan.
Basit İngilizce açıklama: Free from wrongdoing or blame, especially according to religious beliefs.
- They believed she was righteous before God.
- The preacher prayed for the righteous souls.
- He hoped to live as a righteous man.
righteous hakkında sık sorulanlar
righteous ne demek?
“righteous” Türkçede “haklı” demektir. Bir şeyin haksız veya ahlaken yanlış olduğuna dair güçlü bir inanca dayanan.
righteous Türkçesi nedir?
righteous kelimesinin Türkçe çevirileri: haklı, meşru, erdemli, doğru, günahsız, masum.
righteous nasıl okunur?
/ˈraɪtʃəs/ diye okunur.
righteous cümle içinde nasıl kullanılır?
She felt righteous anger at the unfair decision. His voice shook with righteous indignation.
righteous kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語