room
İngilizce “room” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ruːm/
room Türkçede: oda, yer, yatak odası, oda paylaşmak, kiralık odada kalmak
isim
oda
Bir binanın içinde duvarlar, zemin ve tavanla çevrili ayrı bölüm.
Basit İngilizce açıklama: A separate space inside a building, with walls, a floor, and a ceiling.
- This room is very small.
- We painted the rooms upstairs last weekend.
- Which room is the meeting in?
yer
Bir kişinin veya bir şeyin kullanabileceği boş alan.
Basit İngilizce açıklama: Empty space that someone or something can use.
- There is no room in my bag.
- Move your chair to make room for Sam.
- Do we have enough room to dance?
yatak odası
Evde bir kişinin uyuduğu ve kişisel eşyalarını tuttuğu oda.
Basit İngilizce açıklama: The place in a home where someone sleeps and keeps their personal things.
- My room is upstairs.
- The children cleaned their rooms before lunch.
- Can I put a desk in my room?
fiil
oda paylaşmak
Bir odada yaşamak; çoğunlukla o odayı başka biriyle paylaşmak.
Basit İngilizce açıklama: To live in a particular room, often sharing it with someone.
- We room together at college.
- She roomed with her sister last year.
- Who will you room with next term?
kiralık odada kalmak
Bir yerde oda kiralayarak yaşamak.
Basit İngilizce açıklama: To live somewhere as a person who rents a room.
- He rooms near the station.
- She roomed with a local family for a year.
- Two students roomed upstairs while they attended college.
room kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUproom ile kurulan ifadeler
- room temperature: oda sıcaklığı
- room in
- room for doubt
- room meat
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語