win
İngilizce “win” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /wɪn/
win Türkçede: kazanmak, üstün gelmek, galibiyet
fiil
kazanmak
Oyunda, yarışta veya yarışmada diğerlerinden daha başarılı olmak.
Basit İngilizce açıklama: To do better than other people in a game, race, or competition.
- I want to win this game.
- Our team won the match yesterday.
- Who is winning the race?
kazanmak
Bir yarışmada veya şans oyununda başarılı olup ödül gibi bir şey elde etmek.
Basit İngilizce açıklama: To receive something because you succeed in a competition or a game of chance.
- You could win a bike.
- His film won three awards last year.
- Have you ever won money in a raffle?
üstün gelmek
Amacına ulaşmak için insanlar veya olaylar üzerinde üstünlük sağlamak.
Basit İngilizce açıklama: To gain power over people or events so that your aims succeed.
- We cannot let fear win.
- The bullies won by keeping everyone silent.
- Hatred will win if we stop helping each other.
isim
galibiyet
Bir oyunda, yarışta veya yarışmada elde edilen başarı.
Basit İngilizce açıklama: A success in a game, race, or competition.
- That was an easy win.
- The team celebrated three wins in a row.
- Their first win of the season came on Saturday.
win kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpwin ile kurulan ifadeler
- win back: geri kazanmak, yeniden kazanmak
- win the day
- win big
- win out: galip gelmek, üstün gelmek
- win or lose
- win over
- win through
- win around
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語