LookItUp

run with

İngilizce “run with” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈrʌn wɪð/

run with Türkçede: birlikte koşmak, taşıyarak koşmak, hayata geçirmek, uygulamaya koymak, alıp büyütmek, üzerine gitmek

fiil

BİRLİKTE KOŞMAA2

birlikte koşmak, taşıyarak koşmak

Birinin yanında veya bir şeyi taşıyarak koşmak.

Basit İngilizce açıklama: To move quickly on foot while accompanied by someone or carrying something.

  • I run with my sister.
  • He ran with a heavy bag on his back.
  • Can you run with the ball in your hands?

Nasıl kullanılır: run with someone/something (I run with my dog every morning.)

Sık kullanılan kalıplar: run with someone, run with something

HAYATA GEÇİRMEB2

hayata geçirmek, uygulamaya koymak

Bir planı veya fikri ele alıp gerçekleşmesi için çalışmak.

Basit İngilizce açıklama: To take a plan or idea and work on it until it becomes real.

  • That is a good idea; run with it.
  • She ran with our proposal and opened a community garden.
  • Can you run with this project while I am away?

Nasıl kullanılır: run with an idea/plan (The team liked my plan and ran with it.)

Eş anlamlılar: carry through, take forward, pursue

Zıt anlamlılar: abandon

Sık kullanılan kalıplar: run with something, run with it

ALIP BÜYÜTMEC1

alıp büyütmek, üzerine gitmek

Az bilgiye dayanarak, çoğu zaman doğruluğunu iyice araştırmadan bir fikri veya hikâyeyi büyütmek ya da yaymak.

Basit İngilizce açıklama: To develop or spread an idea or story from limited information, often without checking it carefully.

  • The press ran with an unconfirmed rumour.
  • He took one sentence from my speech and ran with it.
  • Do not run with that theory before checking the evidence.

Nasıl kullanılır: run with a story/idea (The newspaper ran with the story before checking the facts.)

Eş anlamlılar: build on, expand on

Sık kullanılan kalıplar: run with something, run with a rumour, run with a story

SIVI AKIŞIC1

akmak, süzülmek

Bir yüzeyden ter gibi bir sıvının akması veya süzülmesi.

Basit İngilizce açıklama: If a surface does this, liquid flows over it.

  • His face ran with sweat.
  • Her cheeks were running with tears.
  • After the storm, the windows ran with water.

Nasıl kullanılır: run with a liquid (Her face was running with sweat.)

Eş anlamlılar: stream with

Sık kullanılan kalıplar: run with sweat, run with tears, run with blood

BİRLİKTE TAKILMAC1

takılmak, birlikte gezmek

Özellikle suç veya sorunlarla ilişkili kişilerle zaman geçirmek.

Basit İngilizce açıklama: To spend time with a person or group, especially people involved in crime or trouble.

  • He runs with a local gang.
  • She ran with some rough kids at school.
  • Who did your brother run with before he moved away?

Nasıl kullanılır: run with someone/a group (He used to run with a dangerous crowd.)

Eş anlamlılar: hang out with, associate with

Zıt anlamlılar: avoid

Sık kullanılan kalıplar: run with someone, run with a gang

run with hakkında sık sorulanlar

run with ne demek?

“run with” Türkçede “birlikte koşmak” demektir. Birinin yanında veya bir şeyi taşıyarak koşmak.

run with Türkçesi nedir?

run with kelimesinin Türkçe çevirileri: birlikte koşmak, taşıyarak koşmak, hayata geçirmek, uygulamaya koymak, alıp büyütmek, üzerine gitmek.

run with nasıl okunur?

/ˈrʌn wɪð/ diye okunur.

run with cümle içinde nasıl kullanılır?

I run with my sister. He ran with a heavy bag on his back.

run with kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler