sideline
İngilizce “sideline” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈsaɪdlaɪn/
Diğer biçimleri: sidelines, sidelined
sideline Türkçede: saha kenarı, taç çizgisi, yan çizgi, ek iş, yan uğraş, kenar
isim
saha kenarı
Antrenörlerin ve o sırada oynamayan oyuncuların bulunduğu saha yanındaki alan.
Basit İngilizce açıklama: The space beside a sports field where coaches and players who are not playing stand.
- The coach waited on the sideline.
- Injured players watched from the sidelines.
- She ran to the sideline to get a drink.
taç çizgisi, yan çizgi
Spor yapılan alanın yan sınırını gösteren çizgi.
Basit İngilizce açıklama: A line marking the side edge of an area where a sport is played.
- The ball crossed the sideline.
- Both sidelines were painted white before the match.
- Keep your feet inside the sideline when you catch it.
ek iş, yan uğraş
Asıl işin yanında yapılan başka bir iş veya uğraş.
Basit İngilizce açıklama: An activity or business you do in addition to your main work.
- She repairs bikes as a sideline.
- His small sideline became a successful business.
- They started selling cakes as a sideline to their regular jobs.
kenar, dışarısı
Bir etkinliğe katılmayıp onu dışarıdan izleyen kişinin bulunduğu konum.
Basit İngilizce açıklama: A position outside an activity, where you watch but do not take part.
- She watched the dispute from the sidelines.
- I refuse to sit on the sidelines while decisions are made.
- The new rules pushed smaller groups to the sidelines.
yan çizgi
Bir şeyin yanı boyunca uzanan çizgi.
Basit İngilizce açıklama: A line along the side of something.
- Draw a sideline beside the central shape.
- The diagram has two parallel sidelines.
- A faint sideline marks the edge of the design.
fiil
oyun dışında bırakmak, yedek bırakmak
Bir oyuncunun maça katılmasını engellemek.
Basit İngilizce açıklama: To prevent a player from taking part in a game.
- A knee injury sidelined our best player.
- The coach may sideline him for the next match.
- Two defenders were sidelined during the final week of training.
devre dışı bırakmak, geri plana atmak
Birini veya bir şeyi katılım, etkinlik ya da önem bakımından geri plana itmek.
Basit İngilizce açıklama: To stop someone or something from being involved, active, or important.
- The illness sidelined her for a month.
- Managers sidelined the proposal during budget talks.
- They tried to sideline him after he questioned their decisions.
sideline hakkında sık sorulanlar
sideline ne demek?
“sideline” Türkçede “saha kenarı” demektir. Antrenörlerin ve o sırada oynamayan oyuncuların bulunduğu saha yanındaki alan.
sideline Türkçesi nedir?
sideline kelimesinin Türkçe çevirileri: saha kenarı, taç çizgisi, yan çizgi, ek iş, yan uğraş, kenar.
sideline nasıl okunur?
/ˈsaɪdlaɪn/ diye okunur.
sideline cümle içinde nasıl kullanılır?
The coach waited on the sideline. Injured players watched from the sidelines.
sideline kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語