snap
İngilizce “snap” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /snæp/
Diğer biçimleri: snaps, snapped, snapping
snap Türkçede: kırılmak, kırmak, kopmak, çıtırtı çıkarmak, şaklatmak, ısırmaya çalışmak
fiil
kırılmak, kırmak, kopmak
Genellikle keskin bir sesle aniden kırılmak veya bir şeyi bu şekilde kırmak.
Basit İngilizce açıklama: To break suddenly, often with a sharp sound, or make something break this way.
- The rope snapped.
- She snapped the biscuit in half.
- A branch had snapped under the weight of the snow.
çıtırtı çıkarmak, şaklatmak
Kısa ve keskin bir çıt ya da şak sesi çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To make a short, sharp cracking sound.
- He snapped his fingers.
- Dry wood snapped in the fire.
- The flag snapped sharply in the strong wind.
ısırmaya çalışmak, diş atmak
Birini veya bir şeyi ısırmak için hızla ağzını uzatmak.
Basit İngilizce açıklama: To make a quick biting movement towards someone or something.
- The dog snapped at me.
- A fish snapped at the bait.
- The frightened animal was snapping at anyone who came near.
isim
çıtırtı, çıt sesi
İnce bir dalın kırılması gibi kısa ve keskin ses.
Basit İngilizce açıklama: A short, sharp sound, like the sound of a thin stick breaking.
- I heard a loud snap.
- The stick broke with a sharp snap.
- A snap of her fingers brought the dog running.
fotoğraf
Özellikle fazla hazırlık yapmadan, hızlıca çekilen fotoğraf.
Basit İngilizce açıklama: A photograph, especially one taken quickly without much preparation.
- Show me your holiday snaps.
- He took a quick snap of the castle.
- This snap reminds me of our first trip together.
sıfat
ani, acele
Düşünmeye veya hazırlanmaya pek zaman ayırmadan, hızla ve aniden yapılan.
Basit İngilizce açıklama: Done quickly and suddenly, with little time to think or prepare.
- Don't make a snap decision.
- The government called a snap election.
- Her snap judgment turned out to be wrong.
ünlem
bende de, ben de
Başkasının sizinle aynı şeyi yaptığını veya aynı şeye sahip olduğunu fark edince söylenir.
Basit İngilizce açıklama: You say this when you notice that you and another person have or do the same thing.
- Snap! We have the same shoes.
- You chose the green one? Snap!
- Snap! My birthday is in June too.
oha, vay be
Özellikle kötü bir olay veya utandırıcı bir söz karşısında şaşkınlık belirtmek için söylenir.
Basit İngilizce açıklama: You say this to show surprise, often about something bad or an embarrassing remark.
- Oh, snap! I missed the bus.
- Snap! That was a harsh reply.
- You deleted the whole folder? Oh, snap!
snap hakkında sık sorulanlar
snap ne demek?
“snap” Türkçede “kırılmak” demektir. Genellikle keskin bir sesle aniden kırılmak veya bir şeyi bu şekilde kırmak.
snap Türkçesi nedir?
snap kelimesinin Türkçe çevirileri: kırılmak, kırmak, kopmak, çıtırtı çıkarmak, şaklatmak, ısırmaya çalışmak.
snap nasıl okunur?
/snæp/ diye okunur.
snap cümle içinde nasıl kullanılır?
The rope snapped. She snapped the biscuit in half.
snap kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpsnap ile kurulan ifadeler
- snap fastener: çıtçıt
- snap one's fingers
- snap back
- snap up: kapmak
- snap out of: kendine gelmek
- snap judgment
- snap in
- snap to it
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語